YakınPlanTV

İNSANLIK ÖLÜRSE… ADALET ÖLÜRSE…

İNSANLIK ÖLÜRSE… ADALET ÖLÜRSE…
6REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
Şenol Ateş
Şenol Ateş( atessenol@gmail.com )
26 views
24 Haziran 2020 - 11:34
7REKLAM ALANI

(300x250px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Burası Türkiye…
“Olmaz” demeyin, olur.
“Bu kadar da olmaz” demeyin, o da olur.
İnanmıyorsanız son 5 güne bakmanız yeterli olacak inanmanız için.

-Alanyaspor son saniyelerde Trabzonspora gol atıyor.
Şampiyonluğa oynayan ve 2 puan kaybeden Trabzonspor Başkanı, Alanyaspor Başkanının annesine küfür ediyor, üzerine yürüyor.
Arkasından sahaya inip sevinen Alanyaspor teknik heyetine saldırıyor.
Bir spor gazetesinin Trabzon doğumlu genel yayın yönetmeni,
“Trabzon halkı Alanyaspor’un oynadığı bu futbolu unutmaz.
Bakasetas’ın attığı gol mesela, ya kardeşim ne gerek var?
Şampiyon mu oldun şimdi! Erol Bulut ‘un bu Trabzon halkıyla derdi ne? diyebiliyor.

-Şampiyonluğa oynayan bir başka takım Galatasaray, yine son dakikada yediği gol ile puan kaybediyor.
Teknik direktörü, sözde imparator, kışkırtıcı ve suçlayıcı açıklamalarına devam ediyor.
Yine hakem, yine rakipler suçlu.
Konuk takımın başkanı açıklıyor:
“Bize şampiyonluğa mı oynuyorsunuz, neden bu kadar maça asıldınız deniliyor.”
Aynı maçta, hakem uzun zamandır uygulanmamış, ya da çok az uygulanmış ancak kitaplarda uygulanması istenen bir kuralı uyguladığı için linç ediliyor.
Deniyor ki hakeme: “Sen niye kuralı uyguluyorsun. Sen de öncekiler gibi görme, duyma, uygulama.”
Halbuki söylenecek söz şuydu:
“Kuralı uygulayan bir hakem gördük nihayet. Bundan sonra bu hakemimizden ve diğer bütün hakemlerimizden bu kuralı uygulamasını bekliyoruz.”

Bu iki olay bir kez daha gösteriyor ki: bütün diğer olaylarda olduğu gibi sporun da çivisi çıkmış.
Şike beklentisi, haksız kazanma peşinde koşma temel değer olmuş.
Şampiyon olalım da nasıl olursa olsun.
Sporumuzun hali bu.

(Aklımıza yaşanmış şu olay geldi:
“Uluslararası bir yarış.
Kenya’yı temsil eden atlet, bitiş çizgisine birkaç metre kala yarışı tamamladığını düşünüp durur.
İspanyol atlet ise tam arkasındaydı, rakibinin halini anladı.
Önce ispanyolca “Git, bitir” diye bağırdı.
Ancak rakibi o dili anlamıyordu.
İspanyol atlet rakibini iterek zafer kazanmasını sağladı.
İspanyol gazeteci, yarış sonrası yakaladı sporcuyu.
Aralarında şu konuşma geçti:
-Bunu neden yaptın?
Hayalim bir gün bu tür bir toplum yaşamına sahip olabileceğimizdir.
-Peki neden Kenyalının kazanmasına izin verdiniz?
Kazanmasına izin vermedim, zaten kazanacaktı.
-Ama kazanabilirdin…
O zaman zaferimin değeri ne olacaktı? O madalyanın onuru ne olurdu?Annem bunun hakkında ne düşünürdü?”

Dokunaklı değil mi?
Böyle bir Türkiye hayali zarar verir mi?
Diyeceğimiz o ki: değerler nesilden nesile aktarılır.
Çocuklarımıza hangi değerleri öğretiyoruz?
Ve onlardan ne bekliyoruz?
Bize yol gösterilmiş zaten: “Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim”)

********

İstanbul’da sağanak yağmur yağacağı açıklandı, halk uyarıldı.
Büyükşehir Belediyesi ve emniyet işbirliği içinde…
Amaç vatandaşa faydalı olmak, en az hasarla günü atlatmak.
Fakat o da ne…
Rögarlara içi kum doldurulmuş çuvallar atılmış.
Bu alçaklığın, ahlaksızlığın amacı ne?
Rögarlar tıkansın, aşırı yağan yağmur suları taşsın.
Sokaklar, caddeler su olsun, esnaf zarar görsün.
Veee…
“Bu İmamoğlu yapamıyor, yönetemiyor” diye yalan ve iftiralarla rakibi küçük düşürme.
Tıpkı Ankara siyaseti gibi.
Siyasetimiz de bu durumda.

********

Savunma Yürüyüşü’ adı altında bu ülkenin avukatları adalet arıyor.
Protesto yürüyüşü ve sonrasında Ankara’da buluşma.
Yeni düzenleme ile ilgili şikayetlerini duyurma bütün amaçları.

Ankara girişinde polis önlerini kesiyor, şehire girişlerine izin verilmiyor.
Üstelik, sokakta görseniz korkacağınız kılıkta sivil polisler tarafından itilip kakılıyor, şiddete uğruyor, kasklarla kafalarına vuruluyor.
Yol kenarına sıkıştırılıp baskı uygulanıyor.
Yani ülkede avukatlar adalet arıyor, hukuk peşinde.

********

Baro başkanları şiddete uğrarken, engellenirken seçtikleri Birlik başkanı kendi çıkarının peşinde, Saray’daki tek adama yaranma uğraşında.
Polis kuşatmasının, yağmur altında tutulmalarının üzerinden 27 saat geçmiş aklına düştü meslektaşlarını ziyaret.
Geldi ziyarete ama şok oldu.
Belki de beklemediği bir tepki ile karşılaştı.
Bir Birlik başkanı için Utanç verici bir durum.
Yaşamında temizlenemeyecek kapkara bir leke.
Barolar Birliği Başkanı ve O’nu seçen Birlik üyeleri ayrı cephelerde.
Bu da Türkiye’de sivil toplum örgütlerinin durumu.

********

Eylem yapan, yağmur altında kalan, geceyi açıkta-ayakta geçiren savunmacılara Ankara Büyükşehir Belediyesi yiyecek ve çadır gönderiyor.
Ama ulaşması engelleniyor.
Devletin görevlileri hak arayan avukatları aç ve açıkta bırakıyor.
Bu insanlar kendi başlarının çaresine bakıyor.
Yakınlarında bir pastane var.
Oradan yiyecek içecek alıyorlar, diğer ihtiyaçlarını orada gideriyorlar.
Yoook, olmaz öyle.
Sen misin onlara yiyecek su satan, tuvaletini kullandıran.
Bas cezayı. 12 bin lira yaz.
Gerekçe; sosyal mesafeyi ihlal etmek.
Akıl almıyor,
Bu da devleti yönetenlerin anlayışı.

********

Dedik ya…
Bütün bunlar son 5 gün içinde yaşandı.
Çürümüş ve kokuşmuş değerler insanlığımızı öldürüyor.
İnsanlık ölürse tuz da kokar.
Adalet ölürse insanlık da ölür, devlet de çöker.

8REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

KÖŞE YAZARLARI

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

canlı bahis siteleri -istanbul escort -cratosslot -mobilbahis -

cratosslot -bets10 -bahis siteleri -istanbul escort

ankara escort -cratosslot -mersin escort -betebet

Buy Instagram Auto Comments