YakınPlanTV

BU KADAR AÇIK SÖYLENMEMİŞTİ

BU KADAR AÇIK SÖYLENMEMİŞTİ
6REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
76 views
21 Mayıs 2020 - 14:49
7REKLAM ALANI

(300x250px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, “Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesini, tarihini, geçmişini tasfiye etmeye başlamaktadır” dedi.

Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu’nun 8 Mayıs’ta twitter hesabı üzerinden yaptığı açıklamada Türk toplumu yerine, Türkiye toplumu ifadelerini kullandığını belirten Türkkan, şunları kaydetti: “ Cumhurbaşkanlığı seçimindeki 50+1 barajı ile halkın sorunu olup olmadığı gibi konularda Kurul’un görüşlerine yer verildi. Ve bu görüşlere yer verilirken metinde öyle bir dil kullanıldı ki neresinden bakarsanız bakın, nasıl yorumlarsanız yorumlayın bu dil asla kabul edilemez.Kurul, “Türk Toplumu” yerine “Türkiye Toplumu” demiş, bunu da farklı cümleler içinde 3 kez aynı şekilde kullanarak büyük bir yanlışın, hatanın, acziyetin örneğini sergilemiştir. Belki de bir mesaj verilmeye çalışılmıştır. 1924 Anayasası’nın 88. Maddesinde “Türkiye ahalisine din ve ırk farkı olmaksızın vatandaşlık itibariyle (Türk) ıtlak olunur.” denilerek bu ülkede yaşayan halkın bir bütün olarak Türk Milleti olduğuna 96 yıl önce vurgu yapılmıştır.”

Türkiye toplumu açıklamasının neyin projesi olduğunun açıklanması gerektiğini ifade eden Türkkan, “ Şu anda yürürlükte olan Anayasamızın 66. maddesinde “Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk’tür” ifadesi kullanılarak, kimlik ayrımı yapmaksızın kimseyi ötekileştirmeden, ayrımcılık yapmadan net bir tanım konmuştur. Peki o zaman Devletin en üst makamına bağlı bir kurul tarafından yayımlanan metinde kullanılan “Türkiye Toplumu” ifadesi neyin nesidir? Bölücülük kokan ve terör örgütü PKK’nın dili olan bu tanım niye kullanılmıştır? Türk demekten korkan, Türk ibaresini her yerden söküp atmaya çalışan kafa ile bu, aynı zihniyet değil de nedir?” diye konuştu.

Otoriter rejimini dikta etmeye çabalayan bu sistemin Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesini ve tarihini, geçmişini, tasfiye etmeteye çalışmaktadır ifadelerini kullanan Türkkan, sözlerini şöyle sürdürdü: “ Farklı kültürler, inançlar, yaşam biçimleriyle bir arada yaşıyoruz. Ama bu güzel ülke binlerce yıllık bir devlet geleneğinin devamıdır. Kurucu kökleri bellidir.  Osmanlı Devleti, Türklerin kurduğu bir devlettir. Türkiye Cumhuriyeti, Türklerin cumhuriyetidir. Bizler, hepimiz Türk vatandaşıyız. AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ve AKP Hükümetleri, 2002’den bu yana Türkiye Cumhuriyeti’nin tek millete dayanan, Atatürk’ün kurucu önderliğindeki kuruluş felsefesini her fırsatta yıpratmış, ortadan kaldırma mücadelesi vermiştir. Ülkemizin kurucu değerleriyle oynamak, Türk kimliğini inkar etmek sandığınızın tam aksine memleketimize zarar getirir.

Tito Yugoslavyası’na da benzer bir oyunun oynandığını kaydeden Türkkan, “ 1992 yılında Yugoslavya 7 ayrı devlete bölündü. Türkiye’de oynanmak istenen oyun bu mudur?  Şimdi ise Türkiye’yi şahsına ait görenler aynı maceraya girişiyor. TİTO Yugoslavya’sı gibi Türkiye’yi dağıtmak için aynı dili kullanan bir yönetimle karşı karşıyayız.  Ne demişlerdi iktidara gelmeden önce; Tek devlet, tek millet, tek dil. Geldiğimiz noktada adını anmadıkları, ne olduğu belli olmayan tek milletin ne olduğu ortaya çıktı. Türkiye toplumu. Açıklamada “Türkiye Toplumu çok kimlikli bir toplumdur. Farklı kimlik gruplarının bileşkesidir. Her kimlik grubu ayrı özellikler taşır.” demekle vurgulanmak istenen nedir? Ayrıca metinde “Hiçbir kimlik grubu gerek halk kesimi olarak, gerekse seçmen olarak yüzde 50’den fazla bir sosyolojik güce sahip değildir. Hepsinin sosyal tabanı yüzde ellinin altındadır.” denilmektedir. Bu ifade ile kimlik siyaseti ve oy oranı arasında ilişki kurulmaya çalışılmıştır” diye konuştu.  

 “İktidarı aslında biz yönetiyoruz” diyen MHP’ye sesleniyorum ifadelerini de kullanan Türkkan, şunları belirtti: “ TC ibaresi devlet kurumlarından ve belediyelerden kaldırılmıştır. Sadece ve sadece 2019 Mart’ında yapılan seçimlerden sonra Millet İttifakı’nın kazandığı belediyelerde tekrar TC ibaresi konuldu. Hani Andımızı geri getirecektiler? Andımız geri geldi mi? Hayır. Andımız okunuyor mu? Hayır. Sayın Bahçeli 2 Mart 2014’te bir ifadede bulunmuştu. İfadeyi buradan okumak istiyorum. “Erdoğan’ın karşısına ’Ne Mutlu Türküm Diyene’ yazmazsam, okula giden çocuklara, evinin önünde Andımız’ı okutmazsam, bunların alayının hesabını sormazsam namerdim. Genel Başkanımız Meral Akşener, ülkemizin içinde bulunduğu bu zor dönemden çıkması için “memleket masası” önerisini getirdi. Neydi bu masanın amacı; ortak akılla tüm toplumun temsil edilmesiydi. Bu masa etrafında sorunların acilen dile getirilip çözüme kavuşturulması, tüm dünya yeniden şekilleniyorken ülkemiz için elzem bir ihtiyaçtır. 100. yılını kutlamaya hazırlanan bir ülkenin böyle bir fikre o kadar ihtiyacı vardı ki.”  

Yerel seçimleri kazanmak uğruna Öcalan’ın kardeşini ekrana çıkaran, İmralı Canisinin mektubundan medet ummaktan bile çekinmeyen AKP Genel Başkanı Erdoğan ve ortağı anlaşılan bu sefer yeni bir çözüm sürecine bel bağlamışlar, diyen Türkkan, “  Zaman zaman tartışma konusu olan, hala da tartışılan yüzde 50+1 oranının gerekliliğine atıf yapılmaktadır. Bu konuda bizim de görüşümüz nettir. Biz yüzde 50+1’i savunuyoruz. Daha önce söylediğimiz gibi Cumhurbaşkanlığı seçiminde yüzde 50+1’den yüzde 40’a dönük bir revizyon yapılmasının sistemi daha da ucube hale getireceğini düşünüyoruz. Türk milletine ihanet içerisinde olanlar, yakın zaman içerisinde bugün bölücü, yarın Türkiyeli dedikleri insanlarla seçim ittifakı kuracaklar” diye konuştu.

8REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

KÖŞE YAZARLARI

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.