YakınPlanTV

TERÖRİST DEVLETİ FELÇ ETMEK!

TERÖRİST DEVLETİ FELÇ ETMEK!
6REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
799 views
13 Şubat 2020 - 9:20
7REKLAM ALANI

(300x250px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

SADIK, Aydınlıydı. Küçük Efe’nin torunu olduğu söylenirdi ama aile hiçbir zaman bunu ispatlamaya çalışmadı.

SADIK daha çok küçük yaşlarda mekaniğe ve elektriğe merak salmıştı. Pek çok kereler, trenlerin hareket halindeyken altlarına sarkar ve çalışma mantığına elektrik elde etme düşüncelerini uyarlamaya çalışırdı.

Başından geçen pek çok tatsız ve tehlikeli olaydan sonra Jandarma Alay Komutanı onunla özel olarak ilgilenmeye başlamıştı. Albay ona İstanbul’dan, Harp Okulu’ndan, üniversitelerden kitaplar getirtmeye zaman zaman da bilim insanları ile görüşebilmesi için İstanbul’a götürmeye başlamıştı. Sadık’ın mantığı basitti, trenin hareket eden unsurlarından elektrik elde etmek ve bu elektriği akülere yükleyip kullanmak, aynı zamanda trenin ısıtmasını, havalandırmasını, enerji ihtiyacını hareketli unsurlardan sağlamaktı. SADIK belki o amacına ulaşamamıştı ama Jandarma Alay Komutanı’nın tavsiye ve desteği ile Teknik Üniversite’ye girmişti.

VE EMİNE…

EMİNE, Sinopluydu. Müthiş bir hafızası vardı. Mükemmel bir matematik ve işlem yeteneği ile emsallerinin çok önündeydi. Görsel hafızası da mükemmeldi. Bir vitrine 30 saniye bakar, daha sonra gözlerini kapatarak vitrindeki tüm ayrıntıları anlatabilirdi.

Ortaokul yıllarında bile kendisine söylenen bütün sayıların logaritmasını anında söyleyebilir hale gelmişti. Onun bu özelliğine vakıf olan ilkokul öğretmeni EMİNE’yi hiç yalnız bırakmadı, irtibatını hiç kopartmadı.

Hatta, neredeyse bütün eğitim masraflarını o karşılamıştı. Görsel ve matematiksel hafızası sıra dışı olan EMİNE, ilkokul öğretmeninin üniversitede önce matematik ardından da bilgisayar bölümlerini bitirmişti.

İlk karşılaşmaları Sami Bey’in “İlimler ve Bilimler Akademisi”ne davet edildikleri gün gerçekleşmişti. “Tonton” Beyefendi’nin ölümü sonrasında bir süre daha İlimler ve Bilimler Akademisi’nde çalıştılar. Ancak “Tonton” Beyefendi’nin yerine gelen malum efendinin hışmına uğradılar. Gün geldi ve bu üç farklı şehirden yetişen üç değer Sami Bey’in katkılarıyla bir kamu kurumunda birlikte çalışmaya başladılar.

İSRAİL HEDEFTE…

Bu çalışma kurumsal bir çalışma değildi, kişisel kurgularıydı. Amaçları ülkeler üzerinde elektronik ya da elektrikli kalkanlar oluşturmak, o ülkeyi dış müdahalelere kapatmak ya da o ülkeyi felç edebilecek hale gelmekti. Mantığın temelinde fakir, masum ve mazlum ülkelerin kendilerini emperyal güçlere karşı etkin ve en az maliyet ile savunması, koruyabilmesiydi. Tabii ki bunun bir başka tarafı daha vardı, saldırgan, yayılmacı, terörist bir devleti kısaca İsrail’i gerektiğinde felç edebilmekti.

İNSANLIK ADINA…

Üç arkadaş kısa sürede yabancı dil bilgileri ve teknik bilgi birikimleriyle diğer ülkelerde de kendilerine müzahir insanlarla temasa geçtiler. İleriki safhalarda bu ilişkilerini soyluluk sınırlamalarıyla da geliştirdiler. Türk kökenliden daha çok “İnsanlık idealine inanan” bilim insanları ile faşist saplantılardan uzak amaç ve nihai hedef konusunda yardımlaşmaya başlamışlardı. İnsani vasıflar ve değerler ön plandaydı, adalet ise vazgeçilmezleriydi.

Türkiye’den üç (kadın-erkek-erkek),  Macaristan’dan 2 (kadın),  Finlandiya’dan 2 (bayan-erkek) bilim insanı Kuzey Doğu Avrupa’da küçük bir ülkede 2006 yılının Haziran ayında buluştular. Farklı ülkelerden gelen bilim adamları üç ayrı otelin en üst katında rezervasyon yaptırdıkları odalarına yerleştiler.

Günlerden Cumartesi’ydi. Ülkelerinden gelirken yanlarında getirdikleri diz üstü bilgisayarları, yazıcıları ve harici hard diskleri ile bir tane mini harici güç kaynakları vardı.

Ancak bütün cihazlar kendilerince geliştirilmiş donanımları ile elektrik-elektronik karıştırmalardan etkilenmeyen, elektrik-elektronik işlemlerle oluşacak elektronik şemsiye altında da çalışabiliyorlardı. Finlandiyalı ekibin kaldığı otelin lobisinde bir araya geldiler.  Toplantı çok kısa sürdü, sadece birer kahve içtiler, saatlerini ayarladılar ve sonra da herkes yoluna gitti.

ADALETE OLAN İNANÇ

Ayrılırlarken Finlandiya’dan gelen ekip her birini yaklaşık 3 kg ağırlığı olan 20cm*10cm*5cm ebatlarındaki çok özel özel korumalı ve donanımlı pilleri teslim etmişti. Hepsinin ortak özellikleri aynı ırktan daha çok adalete ve insanlık onuruna inanmış olmalarıydı. İlk amaçları Dünya’nın tek terörist devleti İsrail’i istedikleri anda susturmak ve felç etmekti.

Cumartesi’yi Pazar’a bağlayan gece saat 02.00’da diz üstü bilgisayarlarda aynı anda aynı program akmaya başladı. Her şeyi programa bırakmışlardı. Program toplam bir saate yakın çalıştıktan sonra ellerindeki elektronik araçları Finlandiya’dan gelen pillere bağladılar ve programın kesintisiz devamı için tedbirlerini aldılar. Pil sisteminin özelliği elektrik gider gitmez anında devreye girmekti (NBPS).

Saat 04.00’a geldiğinde akan program bir kod istedi. Her üç ekip de aynı kodu girdi ve saat tam 04.05’te enter tuşuna bastılar.

Elektrikli, elektronik bütün sistem aynı anda çöküverdi. Ne araçlar çalışıyordu, ne elektrikler, ne evdeki elektrikli ve elektronik aletler, sular kesilmiş, havalandırmalar susmuş, jeneratörler çalışamaz olmuştu. Ülke hazırlıksız yakalanmıştı. Saat 04.10’da o ülkeye denizden, karadan komşu ülkelerde de toplam üç ekip devreye girmiş, o ülke içinden başlatılan çalışmayı devralmışlardı. Telefonlar çalışmıyor, telsizler çalışmıyor, telgraf bile kullanılamıyordu. Bankaların ödeme makinelerinden de para çekilemiyor, pompalar benzin-motorin veremiyordu. Verilse de araçlardaki elektronik sistemler çalışmıyordu. 

ÜLKE FELÇ OLDU

Haberleşmenin, ulaşımın olmadığı, yaşamsal hiçbir faaliyetin yapılamadığı ülke felç olmuştu. Kim ne yapacağını, nasıl yapacağını bilemiyordu. Ülkenin yetkilileri kendi inisiyatifleri ile verdikleri karar sonucu evlerindeki bisikletlerle yönetim merkezinde toplanmış, karanlık ortamda tartışıyorlardı. Bisikletli ulaklarla ülke yönetimindeki hemen herkes toplanıyor, bütün kararlar bisikletli kuryelerle ilgi yerlere gönderiliyor ve bir şeyler yapılmaya çalışılıyordu.

DÖRT EKİP GÖREVDE

Varılan sonuç tekti; Rusya kendilerine karşı en son icatları olan Elektronik Karıştırma Sistemini devreye sokmuştu, ülke kısa sürede Rusya tarafından işgal edilecekti. Konunun en kısa sürede NATO’ya iletilmesi gerekiyordu ama nasıl? Hafif ancak aynı zamanda küçük ve etkili motoru olan bir tekneye ülkenin kürek milli takımından sekiz kişi ile biri koruma biri yetkili iki kişi en yakın ülkeye denizden ulaşacaklar ve NATO eğer mümkün olursa o noktadan haberdar edilecekti. Her türlü ihtimal düşünülerek, aynı kapsamda üç ayrı ekip daha, yani toplam dört ekip yola çıkarıldı.

ŞAKA YAPTIK, ŞAKA YAPTIK…

Deniz taşıtlarındaki iki görevli yol boyunca sürekli olarak motoru çalıştırmayı denediler, bunu ancak o ülkenin sahillerine 20 NM yaklaştıklarında gerçekleştirebildiler. İlk yola çıkan ekip sekiz saat sonra karşı komşu ülkeye ulaşabilmişti. Saat 13 sularıydı. Ülkeye ayak basar basmaz, kendi devletlerine müzahir kişilerle temasa geçtiler ve onların sağladığı imkânlarla Mons’taki NATO Shape Karargâhı’na ulaşabildiler.

NATO’NUN BOCALAMASI

Saat 14.30 suları. Ancak NATO Karargâhı verilen bilgilerin pek akılcı bir açıklaması olmadığını düşünerek çevre ülkelerdeki özel hücreleri harekete geçirdi. 15.45 suları. Teyidin alınması yaklaşık bir saat sürmüştü. Saat 16.50 civarında Shape’den bütün NATO ülkelerine “OO” mesajlar iletildi. NATO, Rusya ile temasa geçtiğinde saat 17.30 sularıydı ki aynı anda da o küçük ülkede her şey normale dönüverdi. Eş zamanlı olarak ülkenin Cumhurbaşkanı’na kaynağı belirsiz bir cep telefonundan mesaj ulaştı. “Sizlere şaka yaptık, çabalarınız ve korkularınız için sizden özür dileriz.”

Soğuk ülkenin soğukkanlı insanları taşkınlıkta bulunmamış, paniğe kapılmamış, sadece vatandaşlık görevlerini yapıp, yetkilileri kendi imkânları ve usulleri ile bilgilendirip beklemeyi tercih etmişlerdi. Ancak, o ülkenin bu tür bir operasyona karşı bir planı yoktu ama en azından çok önemli-kozmik bilgiler sadece bilgisayarlarda değil, özel korumalı odalarda güncel olarak muhafaza edilmekteydi. Kısaca kriz yönetimi için ellerinde baz değerler ve bilgiler vardı.

O ülkede yaşananlar, devlet gibi devletler için çok önemli ve mutlak surette araştırılması gereken bir konu olarak öncelikle ele alındı. Ne acıdır ki Doğu Almanya dağıldığında Doğu Alman İstihbarat Örgütü’nün (STASİ) yağmalanan karargâhına eleman göndermeyen üç ülkeden biri olan Türkiye bu konuyu da Allah’a havale etti… Ancak bu süreci gözden kaçırmayan bir merkez vardı: ŞİRKET.

ÖYKÜ, meşhur dosyacı ÖYKÜ bu konuda uzun süre çalışmış ve mükemmel dosyalar hazırlamıştı. Dosya çalışması siparişi yurtdışından kendi çalıştığı şirkete yapılmıştı. Şirketleri o güne kadar bu kadar verimli ve getirisi yüksek bir çalışmaya imza atmamıştı. Araştırılanlar da sıradan üç bilim insanıydı. Dikkat çeken husus üç gencin hayatlarında en ufak bir pürüz olmamasıydı. Son çalıştıkları yer o güne kadar kimsenin duymadığı, bilmediği bir merkezdi: “İlimler ve Bilimler Akademisi.”

SONUÇ

Bu ülkede iktidarların da muhalefetlerin de tasallutundan uzakta yapılan çalışmalar vardır. Bu gerçek anlamda “Devlet ebed müddet” için yapılan çalışmalardır. Sakın ola ki kimse bu çalışmaları bir parti ya da bir gurup ile özdeşleştirmesin. Ruzi Nazar, Enver Altaylı, Arusi Tarikatı Şeyhi Küçük Hüseyin Efendi ile el ele, kol kola, gönül gönüle yürüyenlerin yapabileceği işler değildir bunlar. Hatta o yapı, bunlara engel olabilecek çalışmaların alasını yapar. Dolayısıyla bu sözlerimden son yıllarda saf değiştirmiş gibi görünen bir muhalif gurup için aslında “Asli Görevi”ne dönmüştür çıkarımını da yapabilirsiniz.

Bu ve benzeri çalışmaları kimler finanse ederler? Hiç ummayacağınız insanlar, çevresinde en hoppa, en züppe görünenlerden “hafif” diye nitelendirilenlere, “yobaz” gibi görünenlere kadar herkes. Örnek mi? Bursa’da ünlü bir ailenin “hoppa, içen, gezen, tozan” kızı bir gece altındaki spor araç ile son sürat orta refüjdeki çiçekleri sulayan tankere arkadan çarpmış ve oracıkta da ruhunu teslim etmişti. Vefatından önce de sonra da o vatan evladı için neler söylenmemişti ki… Olaya ilk müdahale eden kişi, onun cenaze namazını da kıldıran imam olmuştu. Babası Türk annesi gayri Müslim’di. Ama onlar Türklük, Müslümanlık adına ahkam kesen “Deccal”ler ve “Deccal Taifesi” ile kıyaslanamayacak bir firasete, soyluluğa, onura sahip insanlardı. O kız, bu tür çalışmaları destekleyen, finanse eden biriydi. Ruhu şad, mekanı Cennet olsun. O’nun Hanlık yapısında nasıl bir yere sahip olduğunu anlamak için mezar yerini sorgulamak yeterlidir. Ailesinin dahası çok daha yakınlarının “gömüldüğünü” düşündükleri mezarlıkta da diğer mezarlık kayıtlarında da yeri bulunamayacaktır. Neden mi? Yüzlerce yıl sonu mezardan elde edilen bir doku üzerinden, yüzlerce yıl önce yaşamış bir kişinin DNA’sı da Mitokondriyal DNA haritası da çıkarılabiliyorsa, böylesi “Kozmik” bilgilere sahip birinin beyin dokusuna ulaşılmasına nasıl izin verebilirsiniz? Belki kırk, elli yıl sonra o beyin dokusu üzerinde çalışılarak o organda geçmişte yüklü bilgilere ulaşılıp ulaşılmayacağını konusunda kim kesin hüküm verebilir? 

Burada aktardığım olayları “Milli ve yerli” iddiası ile ama genelde “Siyasi rant” için yapılan zırva çalışmalarla karıştırmayın lütfen.

SON

8REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

KÖŞE YAZARLARI
pornosex izleescort bayan antalyaanal escortEczane Haberlerieskort ataşehirescort antalyaKadıköy EscortFragmanlarkapalı escortavrupa yakası escortlara escortlüks tatilModaeskort antalya
istanbul escortistanbul escortbeylikdüzü escortbeylikduzu escortbeylikdüzü escortistanbul escortistanbul escortbeylikduzu escortesenyurt escortşirinevler escortesenyurt escortbeylikduzu escortşişli escortavcılar escortesenyurt escortporno izle
pendik escort bayanankara escort bayanbursa escort bayanbursa escort bayankocaeli escorttuzla escort bayanistanbul escort bayanbursa escort bayanbursa escort bayanbursa escort bayanbursa escort bayanbursa escort bayanbursa escort bayanistanbul escort bayanpendik escortizmit escort

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

canlı bahis siteleri -istanbul escort -cratosslot -mobilbahis -

cratosslot -bets10 -bahis siteleri -istanbul escort

ankara escort -cratosslot -mersin escort -betebet

Buy Instagram Auto Comments

ücretsiz udemy kurslarımutfakta tasarruf kadınlar kulübüsağlık yazıları