YakınPlanTV

SAHİ! İSTANBUL’UN SAHİBİ KİM?

SAHİ! İSTANBUL’UN SAHİBİ KİM?
REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
Yaşar Önel
Yaşar Önel( onelyasar@hotmail.com )
230 views
04 Aralık 2019 - 4:00
REKLAM ALANI

(300x250px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

KANAL İstanbul, 2011 Nisan ayında, dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından “çılgın proje” olarak açıklanmış, çok da tartışıldıktan sonra, aradan geçen zaman içinde gündemden düşmüştü. Kamuoyunun gündeminden düşmüştü ancak bürokraside çalışmalar sürüyormuş.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan, bakanlığı ve bağlı kuruluşlarının 2020 bütçesi için TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda yapılan görüşmeler sırasında, Kanal İstanbul projesini hayata geçirmek için çalışmaların son aşamaya geldiğini açıklayıverdi. Bakan Turhan, teknik çalışmaların tamamlandığını, Çevre Etki Değerlendirmesi(ÇED) çalışmalarının tamamlandığını söyledi ve kısa süre sonra ihaleye çıkacaklarını kaydetti. Turhan’ın bu açıklamaları, Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan habersiz yapabileceğini sanmıyorum.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da, hafta sonunda, Antalya’da katıldığı bir programda, “Kanal İstanbul’a kazmayı vurduğumuz zaman dünyada denizcilik ve ulaşım bakımından tarih değişecek, dönüm noktası olacak” deyince, proje ile ilgili tartışmalar yeniden alevlendi.

İMAMOĞLU, ATEŞ PÜSKÜRDÜ

Bu açıklamalara karşı, taraflardan birisi olan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, projeyi “Ucube” olarak nitelendirdi. Projeyeyi savunanlara çok sert tepki gösteren İmamoğlu, şunları söyledi:

“Marmara Denizi aşırı oranda kirlenecek. Marmara’daki canlı yaşamını da derinden etkileyecek. Harcanması gereken 75 milyar lira ile ülkede kaç cazibe merkezi üretilebilir. Kaç fabrika ve okul yapabiliriz. Bunları düşünün. Özetle proje, İstanbul’a ihanet projesi bile değil çok net bir cinayet projesidir. İstanbul’un böyle bir önceliği yoktur. İstanbul’da yeni rant alanları açmak amaçlanmıştır.Böyle bir şeyi düşünmek bile ihanettir. Birileri para kazanacak diye bu kadim şehrin doğal çevresinin yok edilmesine izin vermemeliyiz.”

Şimdi, Kanal İstanbul projesini gündeme getiren ve savunan Erdoğan olduğuna göre, İmamoğlu’nun sözlerinin hedefi de belli.

KÜÇÜKKAYA’NIN SORUSUNUN YANITI

Ankara’dan arkadaşımız İsmail Küçükkaya, Fox TV’de, 03 Aralık 2019 salı günü sabah programında, yeniden gündeme gelen Kanal İstanbul çılgın projesini ele aldı. Karşılıklı görüşlere yer verdiği haberden sonra, üstüne basa basa sordu:

“ABD, Almanya, İngiltere, İtalya ya da Avrupa’nın herhangi bir medeni ülkesinde, belediye başkanının muhalefetine rağmen, merkezi hükümet, şehrin kaderini etkileyecek böyle devasa bir projeyi yapar mı?”  

Küçükaya’nın sorusuna ben yanıt vereyim:

“Hayır.”

MOSKOVA’DAN ŞEHİRCİLİK DERSİ

Gelelim, yazımın başlığındaki sorumun yanıtına:

2008 Haziran ayında, Rusya’nın başkenti Moskova’ya, o dönemde çalıştığım gazete adına, bir ödül törenini izlemek üzere gitmiştim. Sheremetyevo Havalimanı’ndan, şehir merkezine doğru hızla yol alırken, iki şey dikkatimi çekmişti:

– Yol kenarlarındaki uçsuz bucaksız orman alanları.

– Nerede ise bir metre bile virajı, sapması olmayan, dümdüz bölünmüş yol.

Şoför, gaz pedalının üzerine bir tuğla koysa, direksiyonu da bir şekilde sabitlese, otobüs kendi halinde, yoldan çıkmadan kilometrelerce gidebilirdi.

Esenboğa Havalimanı ile Ulus güzergahını düşündüğümüzde, bizim yolumuz, solucan gibiydi.

“Bu yolları nasıl böyle dümdüz yapabildiler? Burada imar rantı yok mu?” diye sorduğumda, Kırım Türkü rehberimiz, şu yanıtı vermişti:

“Rusya’da, şehrin sahibi, belediye başkanıdır. Bir yerden yol geçeceğinde, tapu kadastro göz makinesi kurulur, dümdüz çizgiyi çekilir ve yol planı üzerinde ne varsa yıkılır. Devlet başkanı da dahil, kimse de bu plana karışmaz. Kimse de mağdur edilmez. Eşdeğerde, evi olana ev, arsası olana arsa verilir.”

BİZİM TARLANIN YANINDAN GEÇSİN

Bizde durum nasıl?

İmar ve uygulama planları hazırlanırken, görüyoruz ki, kimin siyasi, bürokratik, ekonomik gücü varsa, istediğini yaptırıyor. Yollarımız, birkaç yüz metrede bir solucan gibi dolanıyor. Sokaklarımızın, caddelerimizin, yollarımızın haline bir bakın. Bir tanığıdın tarlasına, arsasına denk gelince, hemen yandan dolanıveriyor. Ki, o tanıdığın arsası değer kaybetmesin, üstelik yola komşu diye değer kazansın.

Kentsel dönüşüm projeleri de aynı şekilde, eşe dosta, tanıdığa rant yaratma uygulamasına dönüşmüş durumda.

Sonuç, medeni ülkelerde, şehrin sahibi, şehremini, seçilmiş belediye başkanıdır. Merkezi hükümet, muhalefet belediye başkanı ile mücadele etmez, projelerine destek verir.

Umarım, Ulu Önder Atatürk’ün, “Milli kültürümüzü muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıkaracağız” hedefini gerçekleştiririz ve bu tartışmaları yaşamayız.

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

KÖŞE YAZARLARI

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.