YakınPlanTV

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
95 views
01 Aralık 2019 - 10:26
REKLAM ALANI

(300x250px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

İhalenin üzerinden iki yıl geçti. Silivri’de 150 dönüm hazine arazisi tahsis edildi. Ama ortada ne fabrika var ne de çalışma. Yurda sokulması yasak olmasına rağmen Almanya’dan miadının dolmasına üç ay kalmış kan ürünleri ucuza toplanıp fahiş fiyatla devlet hastanelerine satılıyor.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, yerli kan ürünü üretilmesi amacıyla Ethem Sancak’ın yeğeni Murat Sancak’a ait Maxicells A.Ş.’nin aldığı ihalenin üzerinden iki yıl geçmesine rağmen hiç bir adım atılmadığını söyledi.

Özel, “Bu firma sözleşmede yer almasına karşın, kan ürünü merkezi kurma noktasında geçen iki yıl içinde adım atmadığı gibi, “Kullanım süresi bir yıldan az olan kan ürünlerinin ülkemize sokulması yasakken, Avrupa’da üç ay miadı kalmış kan ürünlerini bedavaya, yok pahasına sokup, yüzde 1800 karlarla hastanelere fatura etmekte ve bize bedel ödetmektedir” dedi.

Özel, şirket adına sözleşmeyi imzalayan kişinin de Etnospor Konfederasyonu Başkanı Bilal Erdoğan’ın vekili Hakan Kazancı olduğuna dikkati çekti.

Özel, Sağlık Bakanlığı, SGK ve Türk Kızılayı tarafından yürütülen kan ürünü projesi çerçevesinde, 2017 yılında 12 yıllığına Ethem Sancak’ın yeğeni Murat Sancak’a ait Maxicells A.Ş.’ye verilen ihalenin ardından gelinen aşamaya ilişkin olarak şöyle devam etti:

Yerli ve milli kan ürünü üreteceğiz dediler. Bunun için kan ürünü satan 7 firmayı bir toplantıya çağırdılar. 11 firma daha geldi, 18 firmayla müzakerelere başladılar. Herkes bildiğini anlatacak dediler. Kan ürününü yurtdışından getiren kim varsa, yazılı olarak bilgileri aldılar, dosyaları istediler, sonra firmaları azalttılar azalttılar. En sonunda şeffaf olmayan ve açık bir ihale yöntemiyle değil müzakere yöntemiyle kan ürünü işini bilen firmaları da ekarte edip, bütün bilgileri, bütün formülleri bir firmaya verdiler, sen kazandın dediler.

Eczacıların yüzde 15’lik çorbasına kaşık atanlar aldıkları teşvikle tek alıcı tek satıcı olmuşlardır. Alınan ürünler, Türkiye’nin en az satılan, ruhsatı duran ama sahada faal olmayan kan ürünü firmasına yapılan cazip teklifle ondan alınmıştır. Bu firma Avrupa’dan Türkiye’ye bir yıldan az miadı olan kan ürünü sokulması yasakken, Avrupa’da üç ay miadı kalmış kan ürünlerini bedavaya, yok pahasına toparlayıp, belki yüzde 1800 karlarla hastanelere fatura etmekte ve bize bedel ödetmektedirler. Bu ihale onlara Türkiye’de 5 tane kan toplama merkezi kurmaları, o merkezlerden toplanan kanları Almanya’da, Avrupa’da işletip menşeili milli üretim yeri yabancı olan kan ürünü olarak satmaları, 5 yıl içinde devletten aldıkları arazide kan ürünü üretmeleri için verilmişken, iki yıllık süre zarfında ne bir tek toplama merkezi için faaliyetlere başlanmış, ne bir tek çivi çakılmıştır. 12 yılı bulan bir iltimasla, görülmemiş bir karlılıkla, Sancak’ın Maxicells’i bu sistemi emmekte, eczacının iyi niyetini istismar etmektedir. Bir kötücül akılla karşı karşıyayız” değerlendirmesinde bulundu.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, yerli kan ürünü üretilmesi amacıyla başlayan projede ihalenin Ethem Sancak’ın yeğeni Murat Sancak’a ait Maxicells A.Ş.’ye 12 yıllığına ve büyük imtiyazlar sunularak verildiğini belirterek, “Bu firma sözleşmede yer almasına karşın, kan ürünü merkezi kurma noktasında geçen iki yıl içinde adım dahi atmadı. Bu firma Avrupa’dan Türkiye’ye bir yıldan az miadı olan kan ürünü sokulması yasakken, Avrupa’da üç ay miadı kalmış kan ürünlerini bedavaya, yok pahasına sokup, yüzde 1800 karlarla hastanelere fatura etmekte ve bize bedel ödetmektedir.

İHALENİN HİKAYESİ

‘Her şey ve herkes yerli ve milli olacak’ sloganını iktidarın diline doladığı 2015 yılında Sağlık Bakanlığı, Çalışma Bakanlığı ve Kızılay arasında Yerli Plazmadan Plazma Ürünleri Üretilmesi Projesi konusunda bir protokol imzalandı. Buna göre, Kızılay’ın topladığı ancak kullanılmayan kanlar hammadde olarak değerlendirilecekti. Böylece sağlık alanında Türkiye’nin en önemli ithalat kalemlerinden olan kan ürünleri ‘millileşecek’ ve kamu maliyesine 15 milyar TL’lik bir katkı sağlanacaktı. Proje kapsamında en yüksek maliyetli dört plazma ürünü üretilecekti.

Projenin duyurulmasıyla 18 firma üretime talip oldu. Kriterlerin açıklanmasından sonra sayı 11’e indirildi. 2016 yılının Kasım ayında firmalar Alternatif Geri Ödeme Komisyonu’na ön sunum yaptı. Ancak 2017 yılının Mayıs ayında protokol yenilendi ve geriye şartlara uygun sadece Kedrion ve MT Grup’un şirketi Maxicells kaldı. En iyi teklifi verdiği söylenen Murat Sancak’ın Maxicells’i ihaleyi aldı ve sözleşme 15 Eylül 2017’de imzalandı. Buna göre 12 yıl boyunca Sancak’ın şirketine; tıpkı otoyol, köprü, havalimanında yapıldığı gibi SGK aracılığıyla alım garantisi veriliyordu.

Sözleşme imzalanmasından bir yıl sonra yandaş basında Silivri’ye kan fabrikası kurulacağı haberi yer yayınlatıldı. 150 dönüm Hazine arazisi üzerine kurulacağı belirtilen fabrikada, ilk etapta Kızılay’dan alınan plazmaların yurt dışında deneme üretiminin ve testlerinin yapılacağını vurgulanıyordu. Ancak, Sancak’ın hiç bir altyapısının olmadığı ortaya çıktı.

Şu anda böyle bir fabrika faaliyette görünmüyor. İddiaya göre Sancak üretim yapmak için finansmanı sağlayamadığı iddia ediliyor. Hatta şirketinin bir kısım hissesini de Çinli bir şirkete sattığı da söyleniyor.

Ama kan ürünü üretimi ihalesini aldığı dört kan ürününü satmaya devam ediyor.

Maxicells A.Ş’nin SGK’ya maliyeti ise milyarları geçiyor. Şöyle ki;

Üretimini yapması gereken IVIG’den 2018’de 274 bin 564 adet alınmış. Değeri ise 811 milyon 632 bin 872 TL .

FACTOR VIII 312 bin 350 adet ve değeri 235 milyon 662 bin 132 TL. FACTOR IX 64 bin 48 adet, değeri de 57 milyon 344 bin 301 TL.

ALBUMIN ise 41 bin 746 ve onun parasal karşılığı 12 milyon 579 bin 477 TL. Toplam 1 milyar 117 milyon 782 bin TL. Türkiye’nin toplam ilaç pazarının 29 milyar lirayı bulduğu düşünülürse bu dört kan ürünü pazarın yaklaşık yüzde 4’üne ulaşıyor. Yani ilaç pazarının önemli bir kısmı Sancak ailesine verilmiş oluyor.

ÜRÜNLER ALMANYA’DAN GELİYOR?

Maxicells adına alınmış beş adet ruhsata bakıldığında Nisan ve Mart 2019’da bu ürünleri Kansuk adlı firmadan alıp kendi üzerine tescil ettiği görülüyor.

1960 yılında kurulan şirketin kan ürünleri departmanı ise 1982’de Alman Biotest GmnH lisansıyla kurulmuş. Ve kan ürünleri ithalatı yapıyor. Yani Sancak ihale şartnamesine göre kan ürünlerini ‘yerli ve milli’ üretmesi gerekirken bir başkasının ithal ettiklerini satın alıyor.

Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğü de bu gelişmeden bir ay önce, 30 Temmuz 2019 günü bir yazı yayınlayarak ayakta, yatarak, günübirlik tüm tedavi şartlarında plazma ürünlerinin “hastanelere teslimatı gerçekleştirilecek ürünler ile sağlanması” talimatı veriyor.

Kamu Hastaneleri Kurumu Genel Müdürlüğü Sancak’ın aldığı ruhsatları paraya çevirmek için hastanelere bu ürünleri göndereceksiniz diyor, SGK da parasını peşin veriyor. Firma tek satıcı konumuna geçiyor ve ayrıca normalde ayaktan reçetelerde eczanelerden sıralı dağıtım yoluyla alınan ilaçlar da dahil olmak üzere bu firmadan alınacağı, ödemenin de hastanece değil SGK tarafından yapılacağı karara bağlanmış oluyor.

Sonuçta zincir 17 yıldır alışık olduğumuz şekilde tamamlanıyor: Alım garantili bir ihale ve iktidara yakın bir şirket… Ama ortada ne fabrika, ne laboratuvar, ne de üretim var. SGK anlaşmaya imza atmak ve ruhsat almak dışında kılını kıpırdatmayan Sancak’a milyonlarca lira ödenmeye devam ediliyor.

Amca Tank-Palet ve savunma sanayi, yeğen de sağlık ürünleri ihalesinden küpü doldurmaya devam ediyor

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

KÖŞE YAZARLARI

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.