YakınPlanTV

24 KASIM’DA, 17 NİSAN’A SAYGIYLA

24 KASIM’DA, 17 NİSAN’A SAYGIYLA
REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
159 views
23 Kasım 2019 - 15:39
REKLAM ALANI

(300x250px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.


YOKSUL TÜRKİYE, DÜNYA SAVAŞI
ve ANADOLU’da PARLAYAN YILDIZ:

KÖY ENSTİTÜLERİ

Alev ÇUKURKAVAKLI

Köylere giden enstitü mezunları kendilerini birer Atatürk zannediyorlar!

(Emin Sazak Milletvekili)

Bu çocukların her birinin birer Atatürk olması temenni edilir!

(Hasan Ali Yücel. MEB)

İsmet Paşa’nın cumhurbaşkanlığının ikinci yılında, hem de savaş sürerken gerçekleştirdiği cumhuriyet tarihimizin en önemli olayı KÖY ENSTİTÜLERİ’nin kurulmasıdır.

Anlatalım…

*

Yıl 1930; Anadolu’daki kırk bin köyden otuz beş bininde ne okul vardır, ne de öğretmen.

Atatürk, hemen her köyde bir ilkokul açılmasını ister. Buna göre nüfusu az olan köye üç, çok olan köye ise beş yıllık okul açılacaktır.

Çalışmalar başlatılır.

Okul açılması için öğretmen gereklidir.

Buna da çözüm bulunur; Cumhuriyet Halk Partisi’nin 1935 yılında yapılan dördüncü kurultayında askerliğini onbaşı ve çavuş olarak yapmış köy gençlerinin, kısa süreli kurslarla eğitilmeleri ve kendi köylerinde EĞİTMEN olmaları kararlaştırılır.

*

Eskişehir Çifteler’de 1936 yılında açılan kursla kısa zamanda 84 köylü delikanlı, KÖY EĞİTMENİ olarak yetiştirilir.

Uygulama başarılı olmuştur.

Bunun üzerine Milli Eğitim Bakanı Saffet Arıkan’ın hazırladığı program çerçevesinde, 1937 yılında Eskişehir, İzmir, Edirne ve Kastamonu’da köy öğretmen okulları açılır.

Devlet, mezun olan öğretmenlere, eğitmenlere tarım araç – gereçleri, tohum ve toprak vererek, köylülerine yol gösterici olmalarını sağlar.

*

Tarih; 17 Nisan 1940…

Yeni kanunla deneme amaçlı eğitmen kursları, KÖY ENSTİTÜLERİ’ne dönüştürülür ve on yedi enstitünün daha kurulması planlanır.

Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel ile İlköğretim Genel Müdürü İsmail Hakkı Tonguç’un önderliğinde uygulama büyük başarı kazanır.

Beş yıllık köy okullarından mezun olan öğrenciler doğrudan, üç yıllık okullardan mezun olanlar ise iki yıl hazırlık okuduktan sonra enstitülere alınacaklardır.

*

OKULLAR imece usulü ve köylünün de katkısıyla yapılıyordu. Devletin buradaki harcaması yok denecek kadar azdı.

DERSLER kültür, tarım ve teknik konularda yoğunlaştırılmıştı. Hemen hemen her mezun en az bir müzik aletini de çalabiliyordu.

/ Aşık Veysel de eğitmen olarak enstitülerde bir dönem bağlama dersleri vermişti… /

MEZUNLAR içinden en başarılılar öğretmenliğe ayrılıyor, diğerleri köy hizmetlerinde görevlendiriliyordu.

*

Anadolu’nun aydınlanması yönünde kazanılan bu büyük zafer 1942 yılına gelindiğinde ANKARA HASANOĞLAN YÜKSEK KÖY ENSTİTÜSÜ’nü doğurdu.

Enstitü mezunu köy öğrencilerinden sınavda başarı olanlar bu kez yüksek öğrenim görme olanağına kavuştu.

Buradaki dersleri ise üniversite öğretim görevlileri, devlet adamları veriyordu.

SONUÇ…

Köylü, yüzyıllardır cahil bırakılan Anadolu köylüsü artık okuma – yazmayı, bilimsel tarımı kendi köyünün çocuklarından öğreniyordu…

*

Bu programla 1953 yılına kadar;

1.398 kız

15.943 erkek öğrenci Köy Enstitüleri’nden diploma aldı.

Eğitmen kursları 8.675 mezun verdi.

Sağlık bölümlerinden 1.248 sağlık memuru yetişti.

MARSHALL PLANI ile KÖY ENSTİTÜLERİ KAPATILIYOR!

“Bunlar yetiştiklerinde bizim kafamızı keserler”

(Toprak ağası, CHP Eskişehir Milletvekili Abidin Fotuoğlu / 1943)

*

“Köy Enstitüleri kesinlikle komünist uygulama değildi. Doğuda en yüksek eğitim gören insan benim. Köy Enstitüleri, bizim devlet üzerindeki gücümüzü kaldırmaya yönelikti. Bunu içimize sindiremedik. Benim Van yöresinde 258 köyüm var. Bunlar devletten çok bana bağlıdırlar. Ben ne dersem onu yaparlar. Ama köylere öğretmenler gidince benim gücümden başka güçler olduğunu öğrendiler. DP ile pazarlığa girdik, kapattık.”

(Toprak ağası, CHP Van Milletvekili Kinyas Kartal )

 “Köy enstitülerini cumhuriyetin eserleri içinde en kıymetlisi, en sevgilisi sayıyorum. Köy Enstitüleri’nden yetişen evlatlarımızın muvaffakiyetlerini ömrüm boyunca yakından ve candan takip edeceğim.” 

(Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, 09.05.1941)

*

Tüm dünyaya örnek olan ve uygulamaya konulduğu güne kadar dünyanın hiçbir ülkesinin eğitim sisteminde benzeri bile görülmeyen Köy Enstitüleri’ni Milli Şef neden dondurma, hatta kapatma durumuna getirdi?

İsmet Paşa, eliyle diktiği, büyüttüğü fidanı neden kesiyordu?

Ve sonrasında Türk çocuklarının eğitimi neden Amerika Birleşik Devletleri’ne, Fulbright Eğitim Komisyonu’na, Türkiye’de Birleşik Devletler Eğitim Komisyonuna bırakıldı?

*

Amerika Birleşik Devletleri, İkinci Dünya Savaşı’ndan hemen sonra Avrupa’ya karakollar kurmak istedi. Bu nedenle Kıt’anın komünizm tehdidi altında olduğunu iddia ederek çeşitli ülkelerde askeri üsler oluşturdu.

*

ABD’ye göre Türkiye de Sovyet tehdidi altında idi.

Oysa dünya savaşında yirmi milyon insanını, yer altı ve üstü kaynaklarını yitiren SSCB değil tehdit olmak, kendi yaralarını bile güç sarıyordu.

*

Savaş sonrası Türkiye Cumhuriyeti’nin kasasında 1946 yılı hesabıyla 214 ton altın vardı. Döviz rezervi ise 700 bin dolara ulaşıyordu. Yani, paraya ihtiyacı yoktu.

*

Fakat Amerika Devlet Başkanı Harry Truman,  Harvard Üniversitesi’nde yaptığı bir konuşmada (1947)  ABD’nin sınırlarının doğuda Kars ve Ardahan’dan başlayarak, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu on altı Avrupa ülkesine askeri ve ekonomik destek vereceklerini açıkladı.

 *

İlginçtir, aynı günlerde İngiliz ve Yunan Basını, Sovyetler Birliği’nin Türkiye’yi tehdit ettiğini yazıyor, ortada nota falan olmadığı halde Türkiye’nin Moskova Büyükelçisi Selim Sarper’e atfedilerek, “Stalin, Türkiye’den toprak istiyor” deniliyordu.

*

İşte bu ortamda Amerika’nın MARSHALL PLANI, İsmet Paşa’nın önüne konuldu.

Bu plana göre;

1- Sovyet tarzı eğitim veren Köy Enstitüleri kapatılacak.

2- Türkiye’deki eğitimde ABD söz sahibi olacak.

3- İsmet Paşa, Milli Şeflikten vaz geçecek.

4- Ülkede yeni siyasi partilere yol verilecek

*

Böylece Köy Enstitüleri,  ilköğretmen okullarına dönüştürüldü, tüm kadroları görevden alındı.

*

27 Aralık 1949’da Amerika ile yapılan anlaşma sonucu Türk Milli Eğitimini yönetecek sekiz kişilik Eğitim Komisyonu kuruldu.

Bu komisyonun sekiz üyesinden dördü Amerikalı olacaktı.

*

Ve bugüne kadar da Türkiye’deki hiçbir siyasi iktidar buna karşı koymayacaktı!

Ne acı…

Ne büyük utanç!

*

İsmet Paşa tarafından etkisiz hale getirilen Kemalistler isyan halindeydi, fakat yapacak bir şeyleri yoktu.

*

O yıllarda Atatürk’ün milli eğitim bakanlarından Profesör Hikmet Bayur şöyle diyecekti;

 “Atatürk öldükten sonra biz seçim bölgemize gittik,  baktım her mahallede bir kuran kursu açılmış. İnönü din düşmanlığı yapmadı, dincilik yapıyor. Sonra İlahiyat Fakültesi’ni açtı. Daha sonra İmam Hatip Okulları açtı, bu okullara FIKIH dersi koydurdu.  Bu derse hiç lüzum yok. Çünkü fıkıh demek şeriattan doğma yani Kuran ve Peygamberin davranışlarından çıkarılan hükümlere göre yapılmış demektir.”

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

KÖŞE YAZARLARI

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.