YakınPlanTV

Binali Yıldırım 15 Günde Çöktü

Binali Yıldırım 15 Günde Çöktü
REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
2 views
17 Nisan 2019 - 10:25
REKLAM ALANI

(300x250px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Millet ittifakının adayı Ekrem İmamoğlu ile girdiği İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adaylığını kaybeden Binali Yıldırım 15 günde adeta çöktü.  Seçim gecesi “3 bin oyla başkanlığı kazandığını” açıklamasının ardından uzun süre ortalıkta görünmeyen Yıldırım, partililerin zorlamasıyla iki kez basının karşısına çıktı. sorula üstünkörü ve kısa yanıtlar veren Yıldırım son olarak Özal’ın ölüm yıldönümü nedeniyle anıt mezara gitti. Bu arada Gayri resmi sonuçlara göre Belediye başkanlığını kazanan Ekrem İmamoğlu Yıldırım’ı gördü. arabasından inen İmamoğlu Yıldırım’ın yanına giderek tokalaştı ve bir süre sohbet etti. Sohbet sırasında Yıldırım’ın üzgün  ve yorgun olduğu gözlerden kaçmadı. Yıldırım’ı yorgun ve solgun görenler “15 günde çöktü” yorumu yaptılar.

İmamoğlu’na babası Hasan İmamoğlu ve Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün de eşlik etti. İmamoğlu, vatandaşları yoğun ilgisi altında anıtmezara ulaştı. Vatandaşlar İmamoğlu’na, ”Sayın Başkanım hoş geldiniz. İyi sabrediyorsunuz. İnşallah yolunuz açık olsun Sayın Başkanım. Başkan yürü, her şey güzel olacak Başkan. İyi olacak Başkanım inşallah, taşımayı onlar yaptı. Sizin için çalıştık Başkanım. Hadi bugün alalım mazbatayı” sözleriyle destek verdi.
İmamoğlu, Özal Ailesi’ne taziyelerini bildirip, dua ettikten sonra, çıkışta gazetecilerin sorularını yanıtladı.

 

İmamoğlu daha sonra gazetecilerin sorusu üzerine Yıldırım ile karşılaşma anını şöyle “Yürüdüğünü görünce arabamdan indim ve ‘Merhaba’ deme ihtiyacı hissettim. Biraz daha duraksasaydı, kucaklardım da açık söyleyeyim. Çünkü milletin kucaklaşmaya ihtiyacı var” diye yanıtladı.

Ekrem İmamoğlu şöyle konuştu:

26 yıl önce kaybettiğimiz Sayın Cumhurbaşkanımız Turgut Özal’ı anmaya geldik. Manevi huzurunda dua ettik. Babam, siyaset döneminde Özal’la birlikte siyaset yapmış bir kişiydi. Ben de 12-13 yaşlarında o günleri yaşamış birisiyim. Kısmet oldu, böyle bir gün çalışırken inşaatımızda bir seçim döneminde, koşarak konvoyun önünde durdum. Konvoy durdu, horonu oynamaya başlayınca karşı karşıya geldik. İlk karşılaşmamız öyle olmuştu. Trabzon’un sahilinde, bir yolda yüz yüze gelmiştik, hatırlıyorum. Ruhu şad olsun. Rahmetli Özal, 12 Eylül sonrasında yeniden göreve gelme sürecinde mücadele etmiş birisi. Dünyaya farklı bir bakış açış vardı. 12 Eylül sonrasında, yeniden seçimle göreve gelme sürecinde, farklı dirençlerle mücadele etmiş birisi. O dönemin sürecine baktığımızda, tarif şöyleydi: 4 tarafı düşmanla çevrili, bütün komşularıyla sıkıntılı bir tarif söz konusuydu.

Rahmetli Özal siyasetin paradigmalarını, kurallarını değiştiren farklı bir boyut kattı” diyen İmamoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü; “O boyutla beraber, Türkiye’ye faklı bir boyut kattı. Türkiye’nin sıkışıp kalmış ortamlarından sıyrılma mücadelesi verdi. Bugüne baktığımızda aslında ne yazık ki bazı benzer şeyler yaşıyoruz. Nedir onlar? Herkes düşmanımız. Türkiye’nin içinde milyonlarca vatan haini var. Sanki terör bu ülkenin kaderiymiş gibi. Bu anlayışla hareket etme süreci yaşanıyor. Türkiye’nin soluk alması lazım. Bugünkü anlayışın süreci bu şekilde sıkıştırması, ülkeyi köşeye sıkıştırması üzücü. Ben, rahmetli Özal’ın manevi huzurunda bunu hatırlatmak istiyorum. Menderes’in ve Özal’ın
temsilcisiyiz diyorlar. Kabul etmiyorum, böyle bir ruh yok. Rahmetli Menderes de ”Söz milletindir” diyen bir başbakanlık yaptı. Herkesin hataları, yanlışları, doğruları olabilir ama biz, doğrularla yol yürümek zorundayız. Biz, geçmişteki yanlışlarla değil, doğrularla bu ülkeye yön vermek zorundayız.”

SÜRECİN NETLEŞMESİNİ BEKLİYORUZ

Bugün, bazı vesayetler üzerinden, baskı altında kurumlara yön vererek karar aldırma çabası olduğunu vurgulayan İmamoğlu, “Millete yüzünü dönmeyip, bir odada, ‘Bavulların içinden tavşan çıkararak ne yaparız’ anlayışıyla milletin iradesini baskı altına alma mücadelesini
görüyoruz” ifadelerine yer verdi. İmamoğlu şöyle devam etti;
“Bu üzücü. Canımızı sıkıyor. Sürecin netleşmesini diliyoruz. Ben kendimi, yaşadıklarımı, toplumun bu süreçteki karar alma mekanizmasını, tam da işte o, ”Söz milletindir” anlayışıyla, egemenlik kayıtsız şartsız milletindir anlayışıyla ve Hakimiyet-i Milliye ruhuyla, ben kendimi, hem 16 milyon insanın hem de Türkiye’deki 82 milyon vatansever vatandaşımızın vicdanına emanet etmiş durumdayım. Biz, iyilerle, doğrularla geleceğe bakmaz zorunda, geçmişten ders çıkararak, geleceğe daha düzgün bir demokrasi ortamını yaratarak yol yürümeyi hedef şekline getirmeliyiz”

“POLİSİN NEDEN ORADA BİLMİYORUM”

Bir gazetecinin Saraçhane’deki İBB Başkanlığı önünde polisin aldığı önlemler var. Bunu nasıl yorumlarsınız? Soruna  İmamoğlu “Bize, emniyetin neden orada önlem aldığıyla ilgili bilgi verilmedi. Amacı nedir, bilemiyorum. Milletin vicdanı, ahlakı, şu anda dinginliği ve gerçekten süreci tüm demokrat ruhuyla, tüm uzlaşmacı talebiyle izleyişi takdire şayandır. Yine de öyle olacak. Kucaklayarak, alkışlayarak Saraçhane’deki görevimize gideriz ama polisin neden orada olduğunu ben bilmiyorum. Sorarız gerekirse” yanıtını verdi.

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

KÖŞE YAZARLARI

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.