İstanbul Tamam. Sıra Anadolu’da

0
234
MUSTAFA AKAY
“İstanbul’u alan Türkiye’yi alır denir”
Gerçekten de böyledir.
İstanbul’u alan Türkiye’yi almıştır hep…
Örneği, Recep Tayyip Erdoğan’dır.
AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’dan filiz vermiştir… Gelebileceği en üst noktaya da buradan ulaşmıştır.
Şimdi, İstanbul 25 yıl sonra CHP’nin elindedir.
Her ne kadar partili cumhurbaşkanı, ilçeler biz de diye avunsun dursun.
“15 bin oyla belediye başkanlığını kazandım” denilmez diyerek mızıklansın.  Sayım üzerine sayım yaptırsın. Seçimi yenileteceğini dillendirsin. Nafile çabalardır bunlar. İşe, “demokrasi bizim için amaç değil, araçtır, istediğimiz yerde ineriz” diye başlayan bir anlayışın gerçek yüzünü milyonlar bu kez biraz daha net şekilde gördüler. Geç oldu ama, temiz oldu.
Re derlerse desinler artık  İstanbul, CHP’nin elindedir.
Şimdi, İzmir’in yanına; İstanbul, Ankara, Antalya, Mersin, Adana da eklenmiştir. Haritanın rengi değişmektedir. Bunlar, CHP iktidarının ayak sesleridir.
Bu seçim sonuçları, Cumhurbaşkanlığı  Hükümet Sistemini tartışılır hale getirmiştir. Millet ittifakının partileri artık bu sistemi  sorgulamaya  en kısa sürede başlamalıdırlar. Bu sistem, bünyeye uymamıştır. Tek Adam, düzeni ülkenin genlerini bozmaktadır.
Her şeyi bilen adam, her şeyi bozmuştur. Türkiye’nin genleriyle oynanmıştır. Eski sisteme dönmek farzdır bu memlekette. Cumhuriyet değerlerinin yeniden yaşam bulması için, laikliğin, insan haklarının, hukukun üstünlüğünün, kuvvetler ayrılığının yeniden kurulması için geriye dönüş zorunluluktur.
Bu yapılabilir mi?
Elbette yapılabilir.
Millet; Ankara’yı, İstanbul’u CHP’ye vererek bunun yolunu açmıştır.
Bu sistem kısa  sürede tıkanmıştır.
Eskiye dönüş, Türkiye’yi rahatlatacaktır.
Millet İttifakı bu sınavı mutlaka başarmalıdır. Seçim sonuçları göstermiştir ki; milletin Atatürk’le, Cumhuriyetle, laiklikle pek derdi yoktur. Hayali düşmanları yaratan belli anlayıştır. İşte o anlayışa Türkiye’nin en büyük kentleri  hayır demişlerdir. Bu yönetim anlayışının Türkiye’yi iyi yönetemediği yıllar sonra anlaşılmıştır.
AKP oy veren her seçmeni Atatürk ve cumhuriyet düşmanı görmenin yanlışlığı da ortaya çıkmıştır. AKP seçmeni içinde cumhuriyet değerlerine bağlı, Atatürk’e saygılı çok geniş bir kesim vardır. Şimdi, bu kesimi kucaklamanın da  tam zamanıdır.
Bazı seçim bölgelerinde, AKP’nin de pırıl pırıl adayları sahneye çıkmıştır. O pırıl pırıl adaylar AKP önderliğinin olumsuz tavırları nedeniyle kaybetmişlerdir. Ekonomideki  kötü gidişat  da bu adayları olumsuz etkilemiştir.
Bu seçimlerde hayret edilecek bir başka tavır da Bahçeli’den erken seçim çağrısının gelmeyişidir. Ama,bu demek değildir ki, Bahçeli önümüzdeki süreçte yeni sürprizler yapmayacaktır. Türkiye, Bahçeli’nin yeni sürprizlerine de hazırlıklı olmalıdır.
CHP kendine gelmiştir bu seçimde… Bir de özüne dönmeyi başarabilirse, geleceğin iktidarıdır. Çoklarının küçümsediğı  İYİ  Parti, kurumsallaşma yolunda emin adımlarla ilerlemektedir. Girdiği ikinci seçimde Türkiye’nin üçüncü partisi olması bunun işaretidir. Gerek CHP gerekse İYİ Parti, bir çok yerde kıran kırana mücadele etmişler ve çok az farkla bir çok yeri kaybetmişlerdir.  Bu bir kaybediş değildir. Koalisyonlara karşı olan AKP ve MHP’nin gizli koalisyonunun baskı politikaları bu tür yerlerde etkili olmuş ve onlara Pirus Zaferi kazandırmış gibidir. Gerçek zafer,inananların ve direnenlerin olacaktır.
Kısacası; CHP’nin ” Martın Sonu Bahar”, İYİ Partinin ” Türkiye İYİ olacak” sloganları tutmuştur.
Türkiye’de bahar yüzünü göstermiş, iyiliğin işaretleri görülmeye başlanmıştır.
Türkiye yeniden parlamenter sisteme döner, halkın sesi dinlenir hale gelirse, bahar daha iyi şekilde yaşanacaktır.