YakınPlanTV

Ülke Düzlüğe Çıkacaksa Beni İdam Edin!

Ülke Düzlüğe Çıkacaksa Beni İdam Edin!
REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
4 views
30 Mart 2019 - 11:48
REKLAM ALANI

(300x250px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu,Erdoğan’ın kendisini “idamla” Meral Akşener’i de “Hapse attırmakla” tehdit ettiğini belirterek “İdam sehpaları kurdular benim için, ‘idamını istiyoruz’ buyurun edin kardeşim. Eğer benim idamımla bu ülke düzlüğe çıkacaksa, çiftçi hayatından çok memnun olacaksa, 8 milyon kişi iş bulacaksa, vallahi ben hazırım buyurun yapın. Memleketin huzuru için yapın” dedi.

Kılıçdaroğlu Eskişehir’de STK Temsilcileri, üretici birlikleri ve muhtarlarla düzenlenen buluşma etkinliğinde yaptığı konuşmasında, ‘Hayatımda bu kadar bel altı vurulan bir seçime ilk kez giriyorum’ diye.
Salona Eskişehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen ile birlikte giren Kılıçdaroğlu, partisinin İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ve Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen’in tarihe geçecek hizmetler yaptığını söyledi.

Kılıçdaroğlu, “Sadece kente kimlik kazandırmanın ötesinde, bir akademisyen olarak da sadece Eskişehir değil, sadece Türkiye değil, dünyada da sayılı isimlerden biri haline geldi. Akademisyen kimliği olarak da o açıdan bir bilim insanı olarak, bir siyasetçi olarak bütün Eskişehirlileri ve daha doğrusu Türkiye’de aklı olan herkesin saygı duyması gereken bir kişi oldu Yılmaz Büyükerşen. Kendisine herkesin huzurunda teşekkür ediyorum. İkinci önemli isim de İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu. Gerçekten o da bütün baskılara rağmen, iktidarın bütün baskılarına rağmen çok güzel projeleri hayata geçirdi. Kent ile kırsal kesim arasında çok iyi projeler, kooperatifler yaptı. Aynı Yılmaz hocamızın yaptığı gibi. O şimdi görevi başka bir arkadaşa devretti. O arkadaşımız devraldığı bayrağı daha yukarılara taşıyacak” dedi.

Kılıçdaroğlu, özetle şunları söyledi:

Pek çok seçime girdim. Vatandaş olarak da siyasetçi, genel başkan olarak da girdim. Hayatımda bu kadar bel altı vurulan bir seçime ilk kez gidiyorum. İYİ Parti ve Saadet Partisi ile işbirliğimiz var. Normalde her siyasi parti bir seçime giriyorsa, projelerini anlatır, siyaset budur. Neyi nasıl yapacağımızı vatandaşa anlatırız. Ama şimdi bir iftira kampanyası üzerinden bir seçim götürülüyor. Ne kadar bel altı vurulacak alan varsa, insanları kötüleyecek alan varsa hepsini yaptılar. Ama tutmadı, tutmazdı zaten. Niye tutsun? Hangi gerekçesiyle tutsun. Harcanan emeğe, zamana yazıktır. Kullanılan onca devlet imkanlarına yazıktır, günahtır. İnsanların bulunduğu makama saygı duyulmayacak bir atmosferin yaratılması yazıktır, günahtır. Siz çıkıyorsunuz seçim propagandası yapmaya eyvallah. Neyi nasıl yapacağınızı anlatın. Hayır günün 24 saat ana konu benim. Bay Kemal, e güzel ben bundan çok memnunum. Benim buna bir itirazım yok. Gerçekten bir itirazım yok. İdam sehpaları kurdular benim için, ‘idamını istiyoruz’ buyurun edin kardeşim. Eğer benim idamımla bu ülke düzlüğe çıkacaksa, çiftçi hayatından çok memnun olacaksa, 8 milyon kişi iş bulacaksa, vallahi ben hazırım buyurun yapın. Memleketin huzuru için yapın. Sonra kalktılar Meral Hanım için hapisle tehdit ettiler. ‘Senin dokunulmazlığın yok, seni daha kolay hapse atarız’ dediler. Ya seçimle bunların ne ilgisi var. Yerel seçim yapıyoruz. Ne ilgisi var. Arkasından en baştan beri tutturdular ‘efendim memleketin bir beka sorunu var’. Ne beka sorunu kardeşim.

Ya seçeceğimiz kim ya, mahallenin muhtarı veya köyün muhtarı. Muhtarı seçtin görev yapacak, ya bunun Türkiye’nin beka sorunuyla ne alakası var. Belediye meclis üyesi seçeceğiz, ne olacak? Belediye meclisine girecek, getirecek projeleri olumlu ya da olumsuz görüş bildirecek. Ya bunun beka sorunuyla ne alakası var? İl genel meclis üyesi, başkan kim? Vali. İl genel meclis üyesi, valinin getirdiği projelere ya katılacak ya da katılmayacak. Bunun Türkiye’nin beka sorunuyla ne alakası var. Büyükşehir belediye başkanı ya da belediye başkanı. Bütçesi var, hizmet edecek vatandaş da denetleyecek. Bunun Türkiye’nin bekasıyla ne alakası var. Eğer Türkiye’nin bir beka sorunu varsa sizin yüzünüzden vardır. 17 yıldır bu memleketi kim yönetti ? Almanlar mı, Fransızlar mı, Japonlar mı yönetti ? Güney Kore mi yönetti? Siz yönettiniz, tek başınıza yönettiniz. Eğer Türkiye’yi bir beka sorunuyla karşı karşıya getirdiyseniz o koltukları bırakın. Yazıktır günahtır bırakın o koltukları.

TÜRKİYE, BÖLGENİN EN GÜÇLÜSÜ

Türkiye’nin her şeye rağmen bölgesinin en güçlü ülkesi olduğunu kaydeden Kılıçdaroğlu, “Bir devleti yöneten kişi ve ona destek veren sözcüsü kalkıp da Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni sıradan her an sonu gelebilecekmiş bir devletmiş gibi topluma sunuyorlar. Yazıktır ya tarihe saygı duymak lazım. Bu ülkenin kurtuluş savaşına saygı duymak lazım. Ne beka sorunu kardeşim. Biz bu ülkenin geleceği için her türlü fedakarlığı yapmaya hazırız. Canımız ise canımızı veririz, malımız ise malımızı veririz. Yeter ki bayrağımız dalgalansın. Biz bunu yaparız. Sanki beyefendiler Süleyman Şah Türbesi’ni kaçırmadılar. Kendi topraklarından kaçıran insanlar bunlar. Şimdi kalkmışlar beka sorunu. Ne beka sorunu kardeşim?” ifadelerini kullandı.

 

 

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

KÖŞE YAZARLARI

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.