Kılıçdaroğlu ve Akşener’i Bursa’da Onbinler Dinledi

0
188

Millet ittifakının liderleri CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener Bursa’da ortak mitin yaptı.

Onbinlerce kişinin izlediği mitingde kürsüye ilk çıkan Meral Akşener oldu. Erdoğan’ın kendisini ve muhalefet adaylarını tehdit ettiğini belirten Akşener, “elinden geleni arkaya koyma” dedi.

BİZ BAŞBAKAN YAPTIK

Erdoğan döneminde çiftçinin bittiğini anlatan Akşener “çiftçi üretemiyor. Tarım Bakanı şaka gibi, patates ekmesini yasakladı. 25 ilde patates ekmek yasak. Soğan ithal, benim çiftçim soğan üreticim terörist oldu. Bunu söyleyince bozuluyor. Hapsettirecekmiş beni. Elinden geleni ardına koyma! Biz bu arkadaşı muhtar olamaz denilen dönemde hep birlikte başbakan yaptık, cumhurbaşkanı yaptık, onu da beğenmedi başkan yaptık. Her seferinde bir düşman ilan etti” diye konuştu.

SENSİN ÖKÜZ

Bilerek, isteyerek Türk tarımının bitirildiğini anlatan Akşener, “Arpaya kadar ithal ediyoruz. Tütün, ayçiçeği, mısır, buğday yetiştiricisi bir ailenin kızıyım. Dolayısıyla o günlerde bir ton tütün yetiştirdiğiniz zaman bir evlat evlendirirdiniz. Bugün çiftçi borçlu, ölmek üzere, topraklar boş. Bakan mı, komedyen mi olduğu belirsiz arkadaşa soruyorum; Sen nasıl olur da hepimize dersin “Bu adilere ders verin” Adi olan sensin! Bunlar zıvanadan çıktılar. Onun için seçmenine özür dilerek söylüyorum ‘öküz’ dedi. Sensin öküz! Bursalılar o kulağı çekeceksiniz, morartacaksınız. O kulağı çekecekiniz çünkü size ihanet etti. Milli irade dedi, sizin seçtiğiniz milletvekillerine deliğe kaçanlar” ifadesini kullandı.

Akşener’in ardından Bursalılara seslenen CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu Meral Akşener’in “çözümleri çok iyi ortaya koyan saygıdeğer bir genel başkan” olduğunu belirterek konuşmasına başladı.

Seçilmesi halinde Mustafa Bozbey’in Nilüfer’de yaptığını bütün Bursa’da hayata geçireceğini anlatan Kılıçdaroğlu “5 yıl içinde beton bursa değil, yeşil Bursa olacak” dedi.

Kılıçdaroğlu’nun konuşması özetle şöyle:
Diyorlar ki ‘beka sorunu’ var. Beka sorunu var demek, Türkiye’nin geleceği yok anlamına gelir demektir. Sizin Türkiye’den haberiniz bile yok. Türkiye bölgesinin en güçlü devletlerinden birisidir. Çalışkanlığıyla, nüfusuyla, her şeye rağmen ekonomisiyle en güçlü devletidir. Başka bir beka sorunu var.

Muhtar seçilecek, muhtarın ne beka sorunu var? Belediye meclis üyesi seçilecek, belediye başkanına görüşler getirecek. Ne beka sorunu olabilir? İl genel meclis üyesi, başkanı kim? Vali. Ne beka sorunu var? Valiyi zaten sen tayin ediyorsun.

Sorun şu; Türkiye’nin beka sorunu yoktur. Türkiye üretimden koparılmadığı sürece hiçbir beka sorunu yoktur. Bunu söyleyenler vatandaşları korkutarak oy almak istiyorlar.

Gideceğiz Mustafa Bozbey’i başkan seçeceğiz. Görecekler Bursa’yı, güzel işler nasıl yapılır öğrenecekler. Beka falan hepsi hikaye.

Dolayısıyla sandığa giderken benim sizden isteğim elinizi vicdanınıza koymanız. AKP’ye oy veren kardeşlerime sesleniyorum; 17 yıl tek başına iktidar yaptınız. Devleti 500 milyar dolar borca soktu. AKP’ye oy veren kardeşlerim vicdanlarına şu soruyu sormak zorunda; 70 milyar dolar fabrikaları sattın, 500 milyar dolar borçlandın. Bizi neden soğan kuyruğuna mahkum ettin?

KEÇİÖREN’DEN ÇIKTIN SARAYDA OTURUYORSUN

17 yılın sonunda her türlü oyu aldın, Keçiören’deki evden çıktın, Saray’da oturuyorsun, 17 yılın sonunda vatandaş soğan kuyruğunda. Döndü dedi ki “Bunlar varlık kuyruğu” Vatandaşın aklı ile alay ediyor. Vatandaşla dalga geçilir mi? Oraya giden insanlar fakir fukara insanlar. 1 kilo daha ucuz soğan almak için yola düşen insanlarla dalga geçip varlık kuyruğu diyorsun. Ben seni bilmez miyim, o kuyruk varlık kuyruğu olsa en başında sen olurdun.

Saray’da oturanlar ve onların çevresinde elektrik, su, doğalgaz, işsizlik sorunu yok. Bir elleri yağda bir elleri balda. Vatandaşta da bunlar yok sanıyorlar. İşsizliği anlayamazlar. Büyük ihaleler alıyorlar, hepsi köşeyi döndü.

AKP’ye oy veren kardeşlerime şunu söylemek isterim; Bizim büyükdedelerimiz savaştan sonra tarım ürünü satıp fabrika yaptılar. Şimdi tam tersini yapıyoruz. Fabrika satıp patates alıyoruz. Nasıl oldu Türkiye bu hale geldi?

MİLLİYETÇİLER FABRİKA SATMAZ

Ülkücü kardeşlerime sesleniyorum; Milliyetçilik bayrağını sevmektir, vatanını sevmektir, vatandaşlar arasında ayrım yapmamaktır. Milliyetçilik hiçbir çocuğun yatağa aç girmediği bir Türkiye’yi düşlemektir. Milliyetçilik Tank Palet fabrikasını yabancı bir orduya satmak demek değildir. Tank Palet fabrikasının bugünkü değeri 20 milyar dolar. Alanında dünyadaki 5 büyük fabrikadan birisi. Devletin bütün bilgileri orada. Bunu 25 yıllığına Katar ordusuna sattılar. Kaça sattılar? Bir Allah’ın kulu bilmiyor.

Türkiye’nin Tank Palet Fabrikası Katar ordusuna 25 yıllığına kaça satıldı? ‘Katar emirinin sana verdiği uçağın karşılığı olabilir mi?’ diye sordum daha cevap alamadım. Bir memleketin silah fabrikası o memleketin haysiyetidir.

Önce inkar etti, Resmi Gazete’yi çıkardım. 20 Aralık 2018 tarihli Resmi Gazete’yi açın Tank Palet fabrikasının nasıl özelleştirildiğini göreceksiniz.

Kaça sattılar bilmiyoruz. 50 milyon dolar bulamadığımız için Katar ordusuna verdik diyorlar. Sen Suriyelilere 35 milyar dolar buldun. Silah fabrikasına 50 milyon dolar mı bulamadın?

ALINLARINDAN ÖPÜYORUM

Bu fabrikada çalışan işçiler dilekçe verdiler ayrılmak için bu fabrikadan. Bu suça ortak olmak istemiyorum dediler. O işçilerin tamamını alnından öpüyorum. İşte asıl milliyetçi onlar. Tank yapıp bize satacaklar. İşçiler bizim fabrikalar bizim arsa bizim. Neden biz Katar ordusundan tank alalım?  Sayın Bahçeli’nin suskun kalmasını anlayamıyorum bütün bunlar olurken.

‘Belediyelere para vermeyiz’ diye laflar ediyorlar, bunların tamamı palavra. İzmir orada, Eskişehir, Tekirdağ var. Sanki onlara para mı veremiyorlar? Onlar yasal olarak aldıkları parayı doğru ve yerinde harcıyorlar. Onların kul hakkı yeme alışkanlığı bizde yok.