Yakin Plan

Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
BIST 96.861
DOLAR 5,8096
EURO 6,5419
ALTIN 238,36

AKP Şeytanla İş Tutuyor

3 defa okundu , kategorisinde, 05 Şub 2019 - 11:26 tarihinde yayınlandı
AKP Şeytanla İş Tutuyor

İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener 31 mart tarihinde Türk Halkının demokrasinin gereğini yerine getireceğini söyledi. Akşener Partisinin Meclis grup toplantısında konuştu. İşte Akşener’in konuşmasından satır başları:


Milletin iradesi demek eskiyeni elden çıkarmak demek..
Lekelenmişi, yırtılmışı, sökülmüşü kenara ayırmak demek.
Suistimal edenin kulağını çekmek demek..
Üç kağıtçıya, “Hadi oradan be” deyip, haddini bildirmek demek.
Bugün koltuğu meşgul edenlere tavsiyemdir;
Millet için iyi şeyler yapmak istiyorsanız, kinden, nefretten arının.
Sevmeyi deneyin.
Kalan ömrünüzü mala mülke değil, milletin mazlum evlatlarına adamayı deneyin.

DENENMİŞİ SEÇMEYİN

İsraf etmek yerine, yetinmeyi deneyin.
İstiflemek yerine, doymayı deneyin.
Geçmişi deşip yeni kavgalar üretmek yerine, birleştirmeyi deneyin.
Kızmak yerine bağışlamayı, kırmak yerine onarmayı deneyin.
Sesleri bastırmak yerine, onları dinleyip ders almayı deneyin.
Suçlamak yerine, gönül almayı deneyin.
O zaman anlayacaksınız bizi..
O zaman siz de göreceksiniz, bizi ne güzel bir geleceğin beklediğini..
O zaman anlayacaksınız işte, bu ülkeye ne kötülük ettiğinizi.
Eskiler belediye başkanlarına şehr-emini derlerdi. Yani Şehrin emin kişisi, güvenileni.
Kavun değil ki koklayalım diyen var..
Denenmişlerden memnunsan, içi kabak çıkmadıysa denenmişlere yeniden meyledersin.
Haaa “Denenmişlerden bir şey olmuyor, halim perişan diyorsan”, gözün başkasını arar, gider bakar, konuşur, dinler, gönlünü mutmain eden, aklına dost olan, derdine çare olacak olanı, gözüne kestirir, reyini verirsin. Bu kadar basit.
Bu kadar açık bir meseleyi anlamamakta ısrar etmelerinin sebebi, milletimizin ferasetine güvenmiyor oluşlarıdır.
İşte bu yüzden, fitne fücur odakları harıl harıl çalışıyorlar. gözleri fel-fecir okuyanlar, “Eyvahhh,
ya kaybedersek, daha da ihale-mihale alamayız” diye, sinsi sinsi planlar yapıyorlar.

ŞEYTANLA İŞ TUTUYORLAR

Yüce Mevla’nın eşref i mahlukat dediği insanın, aklını fikrini çelmek için, hakikati gizlemek şeytanla iş tutmaktır.

Hatta bazı hadsizler var, görsen adam sanırsın, oya karşılık ruzi mahşerden berat dağıtıyorlar..
Arifler ve sadıklar işte böyle siyaset ve din simsarlarına, tek bir laf etmişlerdir.
Edeb ya hu demişlerdir. Edeb ya hu!

Burada o kendini bilmezlere bir Türkmen dervişinin sözünü hatırlatmak isterim; “Dini satmaya
kalkan, hiç şüphesiz ona en uzak olan, ve en çok ihanet edendir. İster kadı postu giysin,
ister padişah tahtında otursun.”
Bunlardan, İslam tarihinde çokları olmuştur Aziz milletim.
Bunlar, böyle nakıs kalmış küçük adamlardır.
Allah’ın nurunun İslam’la tamamlandığını, şefaat izninin yaratıcıda olduğunu bilemeyecek
kadar kütük, ve güdük adamlardır.
Bunların bu topraklarda nasıl yetiştiğiyse, ayrı bir muamma! Nerde yetiştin sen, bu tuhaf
kafaları nerede edindin? Allah hidayet versin.
İşte bu hadsizlerden ötürü milletimizin sandık güvenliği ile ilgili şüpheleri olduğunu biliyoruz. Kimsenin endişesi olmasın tedbirlerimizi aldık. Hem sandık güvenliği yazılımlarımız, ve haberleşme sistemimizle, hem de avukatlarımız ve sandık güvenliği ekiplerimizle, vatandaşlarımızın oylarını koruyacağız.
Kanunsuz işler yapmayı aklından geçiren varsa, buyursun gelsin, cesareti varsa yapsın bakalım.
İslam’ın şartı beştir, altıncı şartı olsa, haddin bilmek olurdu” der büyüklerimiz.
Hadsizlikle kalsalar iyi. Bir de nefret dili var. Bizi de aynı dile çekmeye çalışıyorlar. Kan davası peşindeler. Kan davası bir cahiliye adetidir ve ayaklarımızın altındadır.
Hukuktan, adaletten haberleri yok. O yüzden “suçun şahsiliği” dediğimizde anlamıyorlar. Biz deyince tesiri yok, o halde peygamber efendimize kulak verin. Ne diyor Veda Hutbesi’nde;
“Ey insanlar! Sizi uyarıyorum, herkes yalnızca kendi işlediği suçtan sorumludur. Suçlu evlattan dolayı, baba suçlu tutulamaz. Suçlu babadan dolayı, evlat sorumlu tutulamaz.”
Ölçü bu. Herkes aklını başına alsın.
İYİ Partiye düşmanlık edebilmek için, dininizi-diyanetinizi ortaya atmayın.
Mukaddes değerleri, temel ilkeleri, küçük hesaplarınıza meze yapmayın. Bizim kimseyle bir düşmanlığımız yok. İnancımızın gereği budur. Türkün töresi budur. Ucuz yöntemlere başvurmayın. Siyaseti bu kadar ayağa düşürmeyin.
Seçim hay-huyu içinde, bizi esas meselemizden uzaklaştırdıklarını sanıyorlar.
Tabi bu arkadaşların dünyalığı garantide olduğu için, çarşıyı-pazarı da bilmediklerinden,
sanıyorlar ki millet dediklerini kaale alıyor, millet onlara inanıyor..
Sanıyorlar ki, ne kadar çok konuşurlarsa, millet açlığını o kadar unutacak.
Sanıyorlar ki, ne kadar çok afilli törenler yaparlarsa, millet kendini de zengin sanacak, peşlerinden gitmeye devam edecek.
İktidarın, memlekette iyi giden şeyleri hemen sahiplenmek gibi bir huyu var. İşler ters gidince de, suçu birilerine yıkıyorlar.
Lafa bakın lafa, “Hayat pahalılığının sebebi fırıncılardır” dediler. “Pazarcılardır” dediler. Esnafı suçladılar. Çiftçiyi suçladılar. Soğanı, patatesi suçladılar. Şimdi de marketleri tehdit ediyorlar.
Cambaza bak diye oyalamaya çalışıyorlar. Ama 82 milyon şu anda, hayat pahalılığıyla mücadele ediyor. 5 tane kodaman dışında, herkesin derdi bu.
Akşam iki saat televizyon izlesen, iki de lamba yaksan, 150 lira elektrik faturası geliyor.

MENEMEN ZENGİN YEMEĞİ OLDU

Türkiye’yi öyle bir hale getirdiler ki, menemen zengin yemeği oldu.
Öğrenci evlerinin, şantiyelerin, ocakların can dostu menemen, şimdi lüks yemek oldu.
Menemen soğanlı mı olur soğansız mı diye tartışıldı.
Şimdi ben size söyleyeyim;
Soğan’ın 6 lira olduğu bir ülkede, menemen soğansız olur..
Şimdi de menemen, biberli mi olur bibersiz mi olur diye soruyorlar..
Biberin 18 lira olduğu ülkede, menemen bibersiz de olur..
Bu gidişle sofralar menemensiz olur..
Ben daha ne diyeyim.
Sanayi üretimi her ay azalıyor. İşsizlik her ay artıyor. Bütün bunlar fırıncının, pazarcının, marketçinin yüzünden oluyorsa, damadın bakanlık yapmasına ne lüzum var?
Yok, bütün bunların sebebi damatsa, -ki öyle-, neden hala o koltukta oturuyor? Milleti kökten aç bırakıp, sonra mı alınacak bakanlıktan?
İşin ilginç yanı da şu: Sayın cumhurbaşkanı da memnun değil gidişattan. Enflasyonun
düşmediğinden şikayetçi. Yüksek faizden şikayetçi. Yatırım olmayışından şikayetçi.
Yani bizim anlattıklarımızı o da teyid-ediyor. Kısacası, zamları yapan Ak Parti kadrolarını millete
şikayet ediyor. Kriz başladığında, iki ay içinde atlatacağız dediler, ama her geçen gün daha da
zorlaşıyor hayat.

AKP-HDP GÖRÜŞÜYOR

Aziz milletim ekonomi nedir biliyoruz değil mi?
Ev ekonomisinden idmanlıyız. Şimdi sizinle biraz dertleşelim istiyorum.
Belki damat bey dinler de, bir şeyler öğrenir.
Az önce söyledim; Türkiye’yi öyle bir hale getirdiler ki, menemen zengin yemeği oldu.
Biber 18 lira, marul 6 lira, soğan 5 lira. Tekrar hatırlatayım,
“Domates biber yemeyin” diyor Tarım Bakanı. “Yazı bekleyin, Allah ömür verirse yazın
yersiniz.” diyor…
Çok iktidarlar çok krizler gördük ama, vatandaşa domates biber patates soğan yemeyin, ucuzlayınca yersiniz diyenini ilk defa gördük. Allah aklımızı fikrimizi korusun.. Dünyada bir örneği var mı bilmiyorum.
Şu pişkinliğe, şu arsızlığa bakın.
O zaman, siz de yalılarda yaşamayın.
10 bin liralık takım elbiseler giymeyin, 50 bin dolarlık saatler takmayın.
Eşleriniz lüks kafelerde, bir akşam kahvesine 3 bin lira hesap ödüyor. Maşallah, 500 bin liralık arabalara biniyorsunuz.
Nereden geliyor arkadaş bu değirmenin suyu? Milletin kesesinden yiyorsunuz bunları.
Sonra da millet biber yemesin, soğan yemesin.
Sizi utanmazlar sizi.
Ar damarı çatlamış denir buna. Belli ki beceremiyorsunuz.
Çekilin madem, biz vatandaşımıza her dönem, her istediğini yiyebileceği bir memleket sunarız.

FABRİKA PEŞKEŞ ÇEKİLDİ

Haber Editörü : Tüm Yazıları
maltepe escort alanya escort konya escort antalya escort