Herkes Konuştu MHP Sessiz Kaldı!

0
135

Sakarya’daki TSK’ya ait  Tank Palet Fabrikasının yandaş işadamı Ethem Sancak’a verilmesi  konusunda  İYİ Parti grubu tarafından verilen Meclis Araştırma önergesi AKP ve MHP’liler tarafından  reddedildi. Önerge üzerinde MHP dışında bütün partiler görüşünü dile getirdi. MHP’den hiç bir milletvekili kürsüye çıkıp görüş dile getirmedi. Ancak oylamada AKP ile birlikte hareket ederek önergeye red oyu verdi.

İlk konuşmayı İYİ Parti grubu adına  Sakarya Milletvekili Ümit Dikbayır yaptı. Dikbayık TSK’ya ait olan fabrikanın KHK ile özelleştirilmesinin yasaya aykırı olduğunu belirterek “ Neden karşıyız?  Bu fabrika, bir alay ya da tabur hükmündedir. Ayrıca, hepinizin malumu, daha önce özelleştirdiğiniz TELEKOM, şeker fabrikaları, kâğıt fabrikaları, özelleştirmelerin rezilliği de ortada durmaktadır. Yani burada iyi bir karneniz yok. Bu işlerden milyarlarca dolar zarar ettik. Özelleştirmeye gerekçe olarak  verimlilik ve 2020 yılına 40 adet tanka ihtiyacımız var.” deniyor. Şimdi, bu fabrika sektöründe dünyadaki 5 fabrikadan 1 tanesi ve son on yılda 3 defa en verimli iş yeri olarak tescil edilmiştir. Neyin verimliliğinden bahsediyorsunuz? Yine bu fabrika yüzde yüz yerli olarak 281 adet Fırtına obüs ve bunlara mühimmat taşıyan “Poyraz” adında taşıyıcı araç imal etmiştir. Ayrıca, bu fabrika için Millî Savunma Bakanlığı yetkilileri, 500 ila 700 milyon dolar gibi bir kaynak aktarıldığında Altay tankının seri üretimine geçilebileceğini bildirmiştir. Şimdi, Cumhurbaşkanımıza 400 milyon dolara uçak aldık, bu parayı da bu fabrikamıza rahatlıkla aktarabiliriz. Şimdi, bu fabrikayı Ethem Sancak ve Katarlı ortağının alacağı iddia ediliyor. Önceden alıcısı belli olan bir ihaleye ihale denir mi? Şimdi, burada tutanaklara, kayıtlara geçiyor ve ben bir suç duyurusunda bulunuyorum: Sonucu belli olan bir ihaleye ihale denmez, adrese teslim denir.

HDP: BU ÖZELLEŞTİRME RAHATSIZ EDİCİ

Önergenin görüşülmesi sırasında  HDP adına söz alan İstanbul Milletvekili  Erol Katırcıoğlu Sakarya’daki  fabrikanın Dünya’daki 5 fabrikadan biri olduğunu belirterek   “Türkiye’de zaten bir, tek fabrika var. Dolayısıyla şimdi bir, tek fabrikayı özelleştirmeye kalktığınızda esasında ne yapmış olursunuz? Devlet tekelini özel sektör tekeli hâline getirmiş olursunuz ve özel sektör tekeli devlet tekelinden daha da rahatsız edicidir.” Dedi.

ETHEM SANCAK’IN SÖZLERİNİ KÜRSÜDAN AKTARDI

CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç  fabrikanın Türkiye’deki bütün tankların paletlerini imal etmek, tamir etmek, optik cihazlarla ilgili bakım ve onarımını yapmak ve Türkiye’deki bütün tankların hastanesi konumunda uzmanlaşmış bir fabrika olduğunu anımsattı. Özkoç   “Burada 1 albayın komutasında 29 subay, 50 astsubay, 22 uzman çavuş, 112 memur, 714 işçi çalışıyor. Gerçekten “İlk defa ürettik ve bunlar bizim millî gururumuzdur.” dediğimiz Fırtına obüslerini işte buradaki bizim mühendislerimiz, bizim işçilerimiz, onlar yaptılar ve Fırtına obüsleri bugün görevinin başında, görevini yapabilir hâlde ve gururumuz olarak duruyorlar.

Özkoç şöyle devam etti:

Peki, onlar Altay tankını yapabilirler mi? Evet, bütün mühendisler ve orada görevli herkes ifade ediyor ki “Bize güvenin, Türk ordusuna güvenin, Türk işçisine güvenin, biz bu Altay tankını yapabiliriz.  Ethem Sancak diyor ki: “Yaptığım işlerde maalesef istediğim başarıyı yakalayamadım. Ben savunma sanayisine girmek istiyordum. Ben eski sosyalist, yeni Müslüman olan birisi olarak gittim, Cumhurbaşkanına dedim ki: ‘Bu işi ben yapmak istiyorum.’ Cumhurbaşkanı döndü, bana dedi ki: ‘Yapabilir misin?’ ‘Yaparım.’ dedim ama sonra düşündüm, baktım ki elimde fabrikam yok, yeteri kadar param da yok. Tekrar Cumhurbaşkanına gittim ve Cumhurbaşkanına dedim ki: ‘Katar’da çok para var. Bana Katar ordusunu ortak yapar mısınız?’ Cumhurbaşkanı telefon açtı, Allah razı olsun, BMC şirketine yüzde 49,9 Katar ordusunu ortak yaptı. Bu arada, aslanlar gibi ‘Öztürkler’ diye bir aile var, Cumhurbaşkanımız da iyi tanır, onlar da yüzde 25,1 hisse aldılar, ben de yüzde 25 hissedar olarak bu işe girdim. Fabrikan var mı? Fabrika yok. Karasu’da bir fabrikayı yapmak için girişimde bulundum. Meralar, oralar kamulaştırıldı 200 trilyona ama ben ihaleyi almış oldum on sekiz ayda bitirmek için, iki ay geçti, kaldı on altı ay. Fabrikam yok, işçim yok, mühendisim yok. ‘Şimdi ne yapacağım?’ diye düşündüm. İşte burada Cumhurbaşkanlığı kararı devreye girdi.” Cumhurbaşkanı kararnamesi değil. Cumhurbaşkanlığı kararıyla BMC şirketine Altay tankı verildi zaten ama tank palet fabrikasını özelleştirme kararı alındı. – Özelleştirme kapsamına girdi ve özelleştirme kapsamına girdikten sonra yüzde 49,9 hissesi Katar ordusuna ait olan bir firma yani yerli olmayan, millî olmayan bir firma tank palet fabrikasının yirmi beş yıllığına tahsisini yani kendi üzerindeki kullanım hakkını almaya çalıştı. Peki, bu ihale gerçekleşti mi? Gerçekleşmedi. Peki, biz bunu nereden biliyoruz? İşte I. Ana Bakım Fabrika Müdürlüğünün belgesi. Bu belgeye göre “BMC şirketine, ülkemizin menfaatleri ve Altay tankının üretilmesiyle ilgili, falanca atölyeler oranın, BMC’nin çalışma alanı olarak verilmesine” diye karar çıkartıldı.Şimdi, değerli arkadaşlarım, vicdanınıza sesleniyorum: Şirket yerli değil. Türkiye’nin savunma sanayisini yirmi beş yıllığına Katar ordusuna teslim ediyoruz. Buna sizin vicdanınız elvermez. Türkiye affetmez. Bu ne millîdir ne de yerlidir.

AKP’Lİ İSMET YILMAZ SATIŞI SAVUNDU

AKP Sivas Milletvekili ve Eski Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz özelleştirmeyi savundu.  Yılmaz  Sakarya 1. Ana Bakım Fabrikası Müdürlüğünün, kurulduğu 1975 yılından bugüne kadar yaptığı ürünler ve hizmetlerle ülkemizin savunmasında çok önemli katkıları olduğunu anlatarak şunları dile getirdi:

Bu katkılar önümüzdeki süreçte de artarak devam edecektir. Yaklaşık kırk beş yıldan beri fabrikamızda yürütülen bu faaliyetler savunma sanayimizde daha büyük işler yapmak üzere büyük bir bilgi ve tecrübe birikimini oluşturmuştur.

Yıllarca tankı, topu, mühimmatı millî imkânlarla üretemediğimiz için dışarıdan bekledik. En zor zamanlarda parasını ödediğimiz silahı, mühimmatı dahi vermediler. Bu yüzden, Sayın Cumhurbaşkanımızın ifadesiyle, kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz.

Satmak yok, personel tasfiyesi yok, bu süreçte ve sonrasında personelin özlük haklarında herhangi bir kayıp olmayacaktır.  Burada esas olan fabrikada verimliliğin artırılması ve stratejik ürünlerin üretilmesidir. Fabrika arazisi ve arazide bulunan her türlü taşınmaz ile üretim ve bakım onarımda kullanılan her türlü tezgâh ve ekipmanların mülkiyeti devlette kalacaktır. İşletme süresi boyunca fabrikanın yeteneklerinin korunması ve yeni yetenekler kazanılmasına yönelik yatırımlar Millî Savunma Bakanlığı kontrolünde yapılacaktır. Hâlihazırda fabrikada üretilen fırtına obüsü dâhil, Poyraz mühimmat arazi dâhil, tırtıllı araç paleti ve muhtelif optik malzemeler dâhil yine tekrar üretimine devam edecektir. Ve önümüzdeki dönemde en kısa sürede 40-50 milyon dolarlık ilave bir yatırım yaparak fabrikaya yeni yetenekler kazandırılacaktır. Ve bu konuda şeffaf bir şekilde kamuoyunun ve çalışanlarının gözü önünde yapılacaktır. Zira, biz inanıyoruz ki, 2023’lerin lider Türkiye’si olabilmek mutlaka savunma sanayisinin güçlendirilmesiyle, Türkiye’nin millî gücünün, hem kamu sektörünün hem de özel sektörün gücünün bir araya gelmesiyle olur. İnanıyoruz ki bu konuda çok büyük bir mesafe aldık.  

HÜKÜMETİN GÖREVİ ETHEM SANCAK’I ZENGİN ETMEK Mİ?

İyi PARTİ Grup Başkanvekili Lütfü Türkan  ise partisi adına yaptığı konuşmada şunları ifade etti: Sayın Bakanı geçmiş dönemden, Millî Savunma Bakanlığı yaptığı dönemden biliyorum. Fakat bugün kendisini izlerken geçmiş dönemden bugüne ciddi bir değişime tabi olduğunu gördük. Bu değişimin kaynağını bilmiyorum, açıklamak zorunda da değil. Ama ben şunu merak ediyorum: Bu Hükûmetin programında Ethem Sancak’ı zengin etmek var mı? Yani siz Hükûmetin programına “Biz Ethem Sancak’ı zengin edeceğiz” diye bir şey aldınız mı? Dünyada devlet ihalesi alan ilk 10 şirketten 5’ini sizin meşhur yandaş şirketleriniz aldı. Bakın, siz millete değil, bu yandaşlara çalışıyorsunuz. Siz bu tavrınızla ne millî ne de yerli olmadığınızı bir kez daha ispat ettiniz. O yüzden tekrar ediyorum: Sizin programınız ne millî ne yerli. Sizler de ne millîsiniz ne yerli.  Türkiye’nin ordusunun fabrikasını kalkıp Katarlılara peşkeş çeken adam ne millîdir ne yerli.
konuşmalardan sonra yapılan oylamada önerge AKP veMHP’lilerin oylarıyla reddedildi.