Bahçeli: AKP-MHP İttifakı 30 İl Üzerinden Sürdürülüyor

0
77

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli AKP ile sürdürülen seçim ittifakı çalışmalarının başarılı şekilde sürdüğünü açıkladı. Gazetecilerin Meclis’te sorularını yanıtlayan Bahçeli, görüşmelerin 30 büyük şehir belediye başkanlığı noktasında devam ettiğini vurguladı ve isterse Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşme yapabileceğini ifade etti.

Bahçeli “Adil ve Sürdürülebilir Gelecek” temasıyla toplanan G-20 Zirvesi’ne katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “1 Aralık’ta düzenlemiş olduğu basın toplantısındaki sözlerinin etkili ve isabetli olduğunu söyledi.

Bahçeli Partisinin Meclis Grubundaki konuşmasında Türkiye’nin, G-20 Zirvesi’nde hakkın ve haklının sözcüsü mertebesine çıkarak tüm dikkatleri üzerine çektiğini vurguladı.

Bahçeli’nin konuşması özetle şöyle:

Sayın Erdoğan’ın, hak ve adaleti gözetmeyen bir sistemin ilanihaye devam etmeyeceğine vurgu yapması, terör örgütlerinin arkasında duran müttefiklerimizin gözlerinin içine baka baka eleştirilerini dile getirmesi çok değerli, çok önemlidir.
Biz bu düşüncelere aynen ve eksiksiz iştirak ediyoruz.
Fırat’ın doğusunu bölücü terör örgütünün zulmünden kurtarma iradesinin G-20 Zirvesi’nde gündeme taşınması, Kaşıkçı cinayetinde parmak izi bulunan faillerin maskelerinin indirilmesi takdir edilecek bir duruştur.
31 maddeden oluşan G-20 Sonuç Bildirgesi’nde özetle;
Uluslararası düzenin kurallara bağlı olarak sürdürülmesi,
ABD’nin itirazlarına rağmen Paris İklim Antlaşması’nın aynen uygulanması,
Dünya Ticaret Örgütü’nün reforme edilmesi yer almış, daha da mühimi terörün her türlüsü güçlü şekilde kınanarak 7-8 Temmuz 2017’de yapılan Hamburg G-20 Zirvesi’ne hakim olan terörle mücadele kararlılığının arkasında durulmuştur.
Peki, G-20 Zirvesi’ne katılan ülkelerden bazılarının teröre verdiği destek nasıl izah edilecektir?
Malum ve sabıkalı ülkeler hem teröre karşı çıkıp hem de terörle içiçe olmayı nasıl açıklayacaklar, bunu kendi halklarına, insanlık vicdanına nasıl anlatacaklardır?
Terörizm aynı zamanda küresel bir tehdittir.
Bu gerçeği açık seçik görmek lazımdır.
Türkiye ile ABD müttefiktir.
Bunun yanında müttefik olmanın karşılıklı ahlaki ve hukuki sorumlulukları vardır. Ve taraflar için de bağlayıcıdır.
Ancak ABD müttefiklik hukukuna duyarsızdır, kayıtsızdır, biganedir.
Terör örgütleriyle sürekli olarak yan yana, yanak yanağadır.
Türkiye sınırının hemen dibinde, Suriye’nin kuzeydoğusunda ABD’nin gözlem noktaları kurmak için harekete geçmesi tam bir rezalettir.
ABD kimi kimden korumakta, neyi gözlemlemek için hazırlık yapmaktadır?
Müttefik olduğumuz ülkenin PYD-YPG lehine gözcülük yapması, PKK/YPG’yi alenen muhafaza altına alması ne hukukla, ne adaletle, ne de ittifak onuruyla bağdaşmaktadır.
ABD Savunma Bakanı, gözlem noktalarını ülkemizin terör tehdidinden kaynaklanan meşru kaygılarına cevap vermek maksadıyla kurduklarını açıklamıştır.
Şu yalana bakar mısınız, ülkemize doğru uzanan herhangi bir tehdit gördükleri takdirde uyarmak istiyorlarmış.

ARABİSTAN CİNAYETİN HESABINI VERMELİ

Türk milletine tuzak kuran, günahla kol kola giren, batıla mihmandarlık yapan iradesiz ve icazetli yönetimler, biliniz ki, İslam’ın sırtına saplanmış zehirli hançerden başka bir şey değildir.
Suudi Arabistan Allah’tan korkuyor, kuldan utanıyorsa önce işlediği vahşi cinayetin hesabını versin, bedelini ödesin.
Türk ve Türkiye düşmanlarına omuz vermek, teröristlere destek sağlamak imanın, İslam’ın neresine sığacaktır?
Kudüs’ün karışmasından sonra, Kabe’nin de karışması ve kaosa girmesi mi isteniyor?
Yoksa Türk-Arap cepheleşmesi tırmandırılarak yeni bir sıcak çatışma mı planlanıyor?
Emperyalizm yeni bir komplo peşindedir.
Taşeronlar bellidir, boyunlarına esaret tasması geçenler karşımızdadır.
Hadimu’l Harameyn eş-şerifeyn olmak iman işidir, yürek işidir, gönül işidir, ancak hak edenlerin, haysiyetle benimseyenlerin taşıyacakları bir unvandır.
İslam’a kara çalan günahkârlara teslimiyet, Müslümanlara ölüm ve felaket yağdıran utanmazlara hizmetkarlık hiçbir şekilde namuslu bir hal değildir.
Kılıç dansıyla belki bugünler kurtarılmış olabilir.
Petro dolarlarla, milyar dolarlık silah alımlarıyla küresel güçlerin baskısı belki geçici olarak ertelenmiş de sayılabilir.
Ancak bunların hiçbiri muhatabına onur sağlamaz, itibar getirmez, haklılık kazandırmaz, şeref katmaz, katmayacaktır.
Gerek Suudi Arabistan’ın gerekse de Birleşik Arap Emirlikleri’nin 15 Temmuz ihanetine nasıl baktıkları, hangi gizli kapaklı ilişkilerin içinde sürüklendikleri artık sır değildir.
Şimdi de Türk düşmanlığıyla ve ABD’nin gözüne girebilmek için bölücü terör örgütlerine destek vermeleri alçaklıktır, ahlaksızlıktır, su katılmamış kepazeliktir.
Türk milleti oyunları görmektedir.
Ruhu esir düşmüş, şuuru kapanmış ülke ya da ülkelerin hazımsızlıklarına tamam demeyecek, göz yummayacaktır.

KILIÇDAROĞLU’NA ELEŞTİRİ

Almanya’yı ziyarete giden CHP Genel Başkanı’nın PKK’lılardan ve FETÖ’cülerden fırsat bulup, fotoğraf karelerinden çıkarak sözde konferansa tek bir söz edememiş olmasıdır.
Sayın Kılıçdaroğlu ne yaptığını, nereye savrulduğunu ya bilmiyor ya da tutsak alındığından sesi çıkmıyor, çıkamıyor.
Her iki durumda da CHP Genel Başkanı kayıptır, karanlıktadır.
Bir Alman gazetesine yazdığı makalenin başlığına bakar mısınız:
Neymiş, Türkiye’de demokratlar yalnız bırakılmamalıymış.
Demokratlar kimdir, yardım istenenler kimlerdir?
Eğer kast edilen Osmanlı Demokrat Partisi’nin Genel Sekreteri meşhur Demokrat Mustafa ise bu şahsın vefatının üzerinden on yıllar geçmiştir.
Kılıçdaroğlu neyin demokratından, kimin demokrasisinden bahsediyor?
Almanya’dan yardım dilenmek manda özlemi değil midir?
Bununla da kalmıyor, hem kutuplaşmadan şikâyet edip hem de ilerici halk kitlelerinin Türkiye’yi yeniden aydınlığa çıkarmak için mücadeleden asla vazgeçmeyeceklerini aklınca ileri sürüyor.
Akıl akıl, gel çengele takıl, durum budur.
Akıl olmayınca ne yapsın sakal, tablo aynen böyledir.
Sayın Kılıçdaroğlu tavsiyem olsun, aklına geleni işleme, her ağacı taşlama, Allah muhafaza kamyon farı görmüş tavşana dönersin.
Seni ve zihniyetini HDP de kurtaramaz, çürük İP de tutamaz.
CHP Genel Başkanı, ilerici halk kitlelerini biliyorsa gerici halk kitlelerini de mutlaka hafızasında taşıyordur.
Gerici diye kast ettikleri; makarnacı, kömürcü, bidon kafalı, göbeğini kaşıyanlar diye aşağılanan milyonlar ise halt ettiğini, yine mayına bastığını, yine sınıfta kaldığını kendisine hatırlatmak isterim.

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here