30 Bin Kişi Aklandı Ama İşine Dönemedi!

0
70

İYİ Parti’den FETÖ Mağdurlarını Sevindirecek Girişim

İYİ Parti 15 Temmuz Darbe girişiminden sonra gözaltına alınıp daha sonra suçsuzluğu anlaşılan veya yargılanıp beraat edenlerin görevlerine dönmesi için yasal çalışmaların derhal yapılmasını istedi. İYİ parti Genel Başkan Yardımcısı Hasan Seymen tarafından hazırlanan açıklamada, haklarında takipsizlik ve beraat kararı verilenlerin itibarlarının iade edilmesi de istedi.

Seymen mahkemeler tarafından yaklaşık olarak 30.000 civarında olan takipsizlik veya beraat kararı alan eski kamu görevlilerinin görevlerine iade edilmelerinin toplum nezdinde iade-i itibar niteliği taşıyacağını sözlerine ekledi.

Seymen açıklamasında özetle şu görüşlere yer verdi:

Hukuk devletinin gerekliliği yerine getirilmeye çalışılarak, hızlı kararlar sonucu mağdur olan bireyler için bir takım adımlar da atılmaya çalışılmıştır. Ancak bu adımlar hukuk devleti ilkesini yerine getirmek açısından son derece yetersiz adımlardır. Yaklaşık olarak 2 yıl boyunca ülkemiz, gerekliliği tartışmalı olarak OHAL yönetimi ile yönetilmiştir. Bu sürede sayın Cumhurbaşkanının da belirttiği üzere ‘’ At izi it izine karışmış ‘’ ve ‘’ Kurunun yanında yaş da yanmıştır’’. Belirtilen bu hususlar hukuk devleti kavramıyla pek tabii ki bağdaşmamaktadır. OHAL 24 haziran 2018 seçimleri sonrası kaldırılmıştır. Bununla birlikte, ihraç edilen kamu görevlilerinin tekrar görevlerine getirilmelerini sağlamak adına  23 Ocak 2017 tarihinde OHAL komisyonu kurulmuştur.

Bu komisyona 05.08.2018 tarihi itibariyle 125.678 kişi müracaat etmiştir. Komisyonda karar verilen dosya sayısı ise 36.000 civarındadır. İncelenen başvurulardan 33.700 gibi çok yüksek bir oranı red kararı ile sonuçlanırken, 2.300 dosya ile ilgili ise kabul kararı verilmiştir. Komisyonun beyanına göre haftada 1.200 dosya hakkında karar verilebilmektedir ki; bu sayıya göre 125.000 müracaatın, (yeni başvurular olmadığı takdirde) , karara bağlanması 75 haftayı bulacaktır. Elbette komisyon titiz çalışmalı, başvuruları üstün körü karara bağlamamalıdır. Ancak unutulmamalıdır ki; geç gelen adalet adalet değildir.

Anayasamızın 138/3 maddesinde; “Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir surette değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.” denilmektedir. Hukuk devleti ilkeleri ve usulde paralellik ilkesi gereği, Anayasamızın 138. maddesi  gereğince haklarında takipsizlik ve beraat kararı verilmiş olan kamu görevlileri başka bir işleme gerek kalmaksızın görevlerine iade edilmelidir.

Komisyonun verdiği kararlarda hukuki olarak bağlayıcılığı bulunmayan “sosyal çevre (çevrendeki insanlar suçlu sen de suçlusun)” kriterinin uygulandığı görülmektedir. Bu kritere göre başvurular hakkında red kararı verilmektedir. Hukuka aykırı olan bu uygulamaya derhal son verilmelidir.

Haklarında beraat veya takipsizlik kararı verilen kamu görevlileri ve hatta aileleri işlemedikleri suçun cezasını çekmektedir. Maaşları haricinde hiçbir geliri bulunmayan eski kamu görevlileri maddi ve manevi açıdan büyük problemler yaşamaktadır. Her bir kamu görevlisinin dört kişilik bir aileye bakmak ile sorumlu olduğu düşünülürse mağduriyetin boyutu daha net bir şekilde gözler önüne serilmektedir.

Ayrıca komisyon, haklarında kovuşturma süreci devam eden başvurucularla haklarında takipsizlik veya beraat kararı verilen başvurucuların başvurularını birlikte incelemektedir. Haklarında kovuşturma süreci devam  edenlerle ilgili olarak komisyonun  daha sonra karar vermesi, bu kişiler aleyhine sonuç doğurmayacaktır. Her şekilde adli yargılamanın sonucu beklenecek ve bu karara göre nihai sonuç belirlenecektir. Haklarında takipsizlik veya beraat kararı verilen kamu görevlilerinin ise uzun süre komisyon kararını beklemeye maddi ve manevi güçleri kalmamıştır. İşlemedikleri suçun cezasını çeken bu kişilerin dosyaları hızlı bir biçimde sonuçlandırılmalıdır.

Yaklaşık olarak 30.000 civarında olan takipsizlik veya beraat kararı alan eski kamu görevlilerinin görevlerine iade edilmeleri toplum nezninde iade-i itibar niteliği de taşımaktadır. Kararın ivedikle alınması vatandaşlarımız üzerindeki maddi, manevi ve toplumsal baskının kalkması ile sonuçlanacak ve yaşanan mağduriyeti ortadan kaldıracaktır. Gerek hükümet yetkililerine, gerekse söz konusu komisyona bu mağduriyetin bir an önce sonlandırılması için gerekli çalışmaların yapılması çağrımızı bir kez daha yineliyoruz.